Blog Archives

E-postaları silmek ya da alıcı sayısını azaltmak çevreye daha yararlı

Her gün 1.5 milyar kişinin interneti kullandığı düşünülürse, internette gezinti yapmak, e-posta yollamak, belge indirmek ve paylaşmanın bütün dünyayı etkilediği açıkça görülebilir. 2008 yılında BIO Intelligence Service tarafından Avrupa Komisyonu için hazırlanan bir rapora göre böylesi teknolojilerin kullanımı Avrupa’nın saldığı seragazlarını %2 artırıyor. Alışkanlıkların değişmemesi halinde ise bu rakamın 2020’ye kadar üç katına ulaşması bekleniyor.

Bu teknolojilerin çevreye olan etkisini merak eden Fransız çevre ve enerji ajansı Ademe de e-postalar, internet üzerinden gerçekleştirilen aramalar, USB flash diskleri ile belge paylaşımlarını inceleyerek bir değerlendirme raporu hazırladı.

Örneğin Fransa’da 100 personelin çalıştığı bir şirket günde ortalama 58 e-posta alıyor ve 33 e-posta yolluyor. Bu e-postaların herbirinin ortalama 1MB boyutu olduğu düşünülürse yılda 13,6 ton CO2 salınımı gerçekleştiriliyor. Bu da kişi başı 136 kg CO2 salınımı yapıldığı anlamına geliyor. Bu miktar CO2 ile Paris-New York arası 13 kere gidilip gelinebilir.

Peki neden bu kadar büyük bir etki meydana geliyor? Bunun sebebi açık, bilgisayarların e-posta almak ve yollamak için, veri merkezlerinin ise bu verileri kaydetmek ve işlemek için enerjiye ihtiyacı oluyor. Elektronik aletlerin enerji ihtiyacı da cabası.

Ne var ki Ademe hala umutlu. Çünkü araştırmada e-postalar daha az kişiye yollanırsa çevreye olan etkilerinin önemli oranda azaltılabileceği ortaya çıktı. Bir e-postayı 10 kişiye yollamak salınan seragazını dört katına çıkarırken, kişi sayısını her defasında bir azaltmak her yıl kişi başına 44 kg daha az CO2 salınması demek oluyor.

Ayrıntılar için:

http://www.guardian.co.uk/environment/2011/aug/02/carbon-emission-emails-computing-garric

Nissan: Türkiye elektrikli taşıtları teşvik etmek için CO2 bazlı vergi sistemini benimsemeli

Today’s Zaman gazetesine konuşan Nissan Otomotiv A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu, elektrikli araçların Türkiye’deki geleceği karbon vergisinin uygulamaya konması ve şarj istasyonlarının kurulmasına bağlı diye konuştu.

Sancaktaroğlu, “Yollarda daha fazla elektrikli araç görmek istiyorsak, hükümetin pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi düşük karbonlu ya da karbonsuz araçların sürücülerini teşvik edecek yeni bir vergi sistemi benimsemesi ve ülke genelinde şarj istasyonları inşa etmesi gerekir” dedi.

Ayrıntılar için:

http://www.todayszaman.com/news-249136-nissan-turkey-should-adopt-co2-based-tax-system-to-encourage-electric-cars.html

Nestlé’nin sıfır atık başarısı

Nestlé’nin Kit Kat’larıyla ünlü York’ta bulunan fabrikası, şirketin Birleşik Krallık’ta sıfır atık başarısını yakalayan üçüncü fabrikası oldu.

Dünyanın en büyük şekerleme fabrikası, planlanandan dört yıl önce sıfır atık statüsü kazanarak Nestlé’ye yıllık 120,000 £ tasarruf ettirdi.

Şirket bu sayede atık vergisinden önemli miktarlarda tasarruf ettiklerini, atık taşımak için ihtiyaç duyulan konteynır sayısında %70 düşüş olduğunu belirtti. Firma, geri kazanılmış 800 ton karton, plastik, metal, palet ve metalize edilmiş film satışından da gelir kazandı.

Geçtiğimiz Eylül ayında sürdürülebilirlik hedefleri belirleyen Nestlé, Birleşik Krallık ve İrlanda’daki fabrikalarındaki su kullanımını %36 oranında aşağı çekerken; paskalya yumurtaları, yılbaşına özel çikolata sepetleri ve poşetlerde kullandığı ambalajı da azalttı.

Nestlé,  AB’nin %20 olan  2020’ya kadarki emisyon azaltma hedefini  %30’a çıkarmasını savunan önde gelen 72 şirketten biriydi.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/2095587/wrappers-delight-nestle-sweet-factory-achieves-zero-waste

http://www.businessgreen.com/bg/news/2079176/business-giants-step-calls-deeper-eu-carbon-cuts

Çin de karbon emisyon ticaretine başlıyor

Pazar günü düzenlenen Eco-Forum Global (EFG) 2011 katılımcılarından Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) başkan yardımcısı Xie Zhenhua, Çin’in önümüzdeki günlerde pilot bir karbon emisyonu ticareti projesi başlatacağını ve bunu zamanla bir karbon emisyonu ticaret sistemine dönüştüreceğini açıkladı. Zhenhua, ülkede enerji tasarrufu ve çevrenin korunması ile ilgili standart bir sistem kurma çalışmalarının hızlanacağını, düşük karbonlu ürünlerin tanımlanması ve etiketlenmesi hususunda da düzenlemelerin sıkılaştırılacağını belirtti.

Xie Zhenhua, hükümetin enerji tasarrufu sağlayacak teknoloji ve ürün geliştiren şirketlere tercihe dayalı vergilendirme politikaları gibi çok sayıda teşvik sunacağını sözlerine ekledi.

Ayrıntılar için:

http://www.chinadaily.com.cn/usa/business/2011-07/18/content_12922115.htm

Türkiye bu ay içinde Japonya’dan nükleer enerji santrali için teklif bekliyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Perşembe günü yaptığı açıklamada, Japonya’nın Türkiye’de kurulması planlanan nükleer enerji santrali için bu ay sonuna kadar bir teklif vererek yol haritasını netleştirmesini beklediğini belirtti.

Yıldız daha önce de yıl sonuna kadar Japonya ile görüşmeleri sonlandırmayı ümit ettiğini ifade etmişti. Karadeniz kıyısında kurulacak santral için Tokyo Electric Power Co (TEPCO) ile Toshiba şirketleriyle görüşülüyor.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2011/07/14/turkey-nuclear-idUSI7E7I404120110714?feedType=RSS&feedName=rbssEnergyNews&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2FUSenergyNews+%28News+%2F+US+%2F+Energy%29

Almanya iklim değişikliği için harcayacağı parayı kömür santrallerine ayıracak

Alman hükümeti, yeni kömür ve gaz santrallerinin inşa edilmesini teşvik etmek için temiz enerjiyi destekleme, iklim değişikliğiyle mücadele etme amaçlarıyla kurulan milyonlarca Euro’luk fondan yararlanacak.

Sert eleştirilere maruz kalan plan, Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından destekleniyor.  Bir bakanlık sözcüsü, hükümetin nükleer enerjiden yenilenebilir enerjiye geçiş yaptığı için bunun gerekli olduğunu ve fonun verimi en yüksek santrallere destek vermekte kullanılacağını belirtti.

Fon ilk olarak nükleer santral işletmecilerini yenilenebilir enerji üretmeye teşvik için kurulmuştu. Ancak 2022 yılına kadar nükleer enerji kullanımdan kaldırılacağı için fon, binaların karbon salınımlarını azaltmak için yapılacak araştırmalara, yenilenebilir enerji kaynakları ve bu kaynakların depolanması için teknoloji geliştirmekte kullanılacak.

Muhalefet ve çevre örgütleri ise plana, iklim değişikliğine sebep olan santrallerin yapılmasını teşvik edeceğinden dolayı karşı çıkıyor.

Ayrıntılar için:

http://www.thelocal.de/national/20110713-36277.html

IATA AB’nin havayollarında emisyon azaltma planına en üst mahkemede karşı çıktı

Uluslararası havayolu şirketleri AB planıyla şirketlere yüklenen “yasadışı vergi” yükünün iklim değişikliğiyle mücadele yolunda harcanan çabaları zayıflatacağını belirtti.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Lüksemburg’da bulunan AB Adalet Divanı’nda, şirketlerin AB karbon piyasasının Avrupa’dan veya Avrupa’ya düzenlenen bütün uçuşlara yaymak isteyen “tek taraflı karar”ına bir çok nedenle karşı çıktığını savundu.

Uluslararası uçuşların %93’ü üyeleri tarafından gerçekleştirilen IATA’nın avukatlarından Conor Quigley, “AB planı uluslararası havayollarından kaynaklanan emisyonları azaltmak için ne doğru bir yoldur ne de yasaldır” diye konuştu. Quigley, “Bu önlemler  seragazı emisyonlarının dünya genelinde etkili bir şekilde azaltılması çabalarına da sekte vuracaktır” dedi.

AB iklim komiseri Connie Hedegaard ise geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, kararın küresel ısınmayı engelleme yolunda atılacak gerekli adımlara “gerçekçi bir örnek” teşkil ettiğini ifade etmişti.

Ayrıntılar için:

http://www.mb.com.ph/articles/326275/iata-challenges-eu-emission-curbs-airlines-top-court

Avustralya karbon fiyatlandırma programını bu hafta açıklayacak

Avustralya Yeşiller Partisi başkan yardımcısı Christine Milne Pazartesi günü yaptığı açıklamada, emisyonları vergilendiren ve 2015 yılında gerçekleşmesi beklenen emisyon ticaretine geçişin ana hatlarının yer aldığı karbon fiyatlandırma programının bu hafta sonuna kadar kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

Milne ayrıca azınlık İşçi Partisi hükümetinin program dahilinde yenilenebilir enerji yatırımları için tahsis edilmek üzere multi milyon dolarlık bir fon kurmak konusunda anlaşmaya vardığını da doğruladı.

Azınlık İşçi Partisi hükümeti karbon ticaret sistemine geçişin öncesinde 2012 yılının ortalarından itibaren emisyonlara vergi koymayı hedefliyor. Buna göre ülkenin en fazla emisyon salınımı yapan 1,000 şirketi açık piyasa üzerinde karbon izinleri almak zorunda kalacak.

Program yıl sonunda yapılacak oylamada parlamentonun onayını alırsa, Avustralya emisyon piyasası Yeni Zelanda’nın ardından Avrupa dışındaki ikinci ulusal emisyon programı olacak.

Ayrıntılar için:

http://planetark.org/enviro-news/item/62500

“Küresel bitki veritabanı”yla iklim değişikliğinin ekosistem üzerindeki etkileri takip edilebilecek

Bilim insanları biyolojik çeşitlilik araştırmalarını ve yer sistemi bilimlerini geliştirecek dünyanın en büyük bitki veritabanını oluşturdu.

Bu geniş kapsamlı proje dünya genelindeki 106 araştırma kurumunda çalışan bilim insanlarının işbirliğiyle ortaya çıktı. TRY olarak da bilinen bu girişimin ana merkezi ise Jena’da (Almanya) bulunan Max Planck Biyojeokimya enstitüsü. (Institute for Biogeochemistry)

Macquarie Üniversitesi’nden Dr. Ian Wright, “TRY küresel veritabanı biyolojik çeşitlilik araştırmalarında devrim yaratmayı,  yalnızca türlerin sayısının (biyolojik çeşitlilik) değil, işlevsel çeşitliliklerinin de ekosistem işlev ve hizmetlerini hangi şekillerde etkilediğini göstermeye yarayacak yeni bir anlayış getirecektir” dedi.

Ayrıntılar için:

http://www.netindia123.com/showdetails.asp?id=1784689&cat=India&head=%27Global+plant+database%27+to+help+monitor+effects+of+climate+change+on+ecosystem

“Yeşil” bir duruş bütün adayların işine yarayabilir

Stanford Üniversitesi’ndeki Woods Institute for the Environment tarafından yürütülen bir araştırmaya göre çevreci bir tavır takınan adaylar, hangi partiden olurlarsa olsunlar, oylarını artırabilir, oy alamadıkları kitlelerin ise sempatisini kazanabilir.

Aynı üniversitenin geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Florida, Maine ve Massachusetts bölgelerinde yaptırdığı araştırmada da her dört Amerikalıdan üçünün “dünyanın tamamıyla ya da kısmen de olsa insan faaliyetleri yüzünden ısındığına inandığı ve Amerikan hükümetinden bunu durdurmak için düzenlemeler yapmasını talep ettiği” ortaya çıkmıştı.

Ayrıntılar için:

http://www.scientificamerican.com/article.cfm?id=green-positions-on-climate-change-help-all-candidates&page=2