Posts Tagged ‘nuclear energy’

Çin Japonya’ya güneş enerjisi temin edecek mi?

Hazır kırk yıldan uzun bir süredir ilk defa Japonya’da nükleer enerji üretilmiyorken, Çinli güneş enerjisi üreticileri dünyanın en büyük üçüncü ekonomisine yeni iş fırsatları için göz dikmiş durumda.

Çin resmi haber ajansı Xinhua’nın haberine göre Japonya’nın 54 nükleer santralinden sonuncusu olan Tomari de Pazar günü zorunlu bakıma alınmadan çok önce, Çin merkezli en az beş solar paneli üreticisi Japonya’da ofis açmıştı.

ABD’nin antisübvansiyon ve antidamping soruşturmalarıyla karşı karşıya kalan Çin şu an dünyanın en büyük solar paneli üreticisi. Çin’de imal edilen solar panellerin %90’ından fazlası ihracat amaçlı üretiliyor.

Ayrıntılar için:

http://www.upi.com/Business_News/Energy-Resources/2012/05/09/China-to-supply-solar-power-to-Japan/UPI-79521336582002/#ixzz1usyRi2Gg

Güney Kore ile İngiltere nükleer ve yenilenebilir enerjide işbirliği yapacak

Güney Kore hükümetinden alınan bilgiye göre Güney Kore ile İngiltere nükleer enerji, rüzgâr enerjisi ve yenilenebilir enerjinin farklı türleri ile ilgili teknoloji değişimi ve uzmanlık geliştirme konularında işbirliği yapacak.

Güney Kore Bilgi Ekonomisi Bakanlığı’nın yazılı olarak yaptığı açıklamada 27 Nisan’da iki ülkenin ilgili bakanlıkları arasında nükleer ve yenilenebilir enerji teknolojileri üzerine bir anlaşma imzalanacağı belirtildi. Kore Rüzgâr Enerjisi Sektör Birliği (The Korea Wind Energy Industry Association) de rüzgâr enerjisi ile ilgili olarak İngiltere Yenilenebilir Enerji Birliği ile benzer bir anlaşmaya imza atacak.

Ayrıntılar için:

http://www.bloomberg.com/news/2012-04-25/south-korea-u-k-to-collaborate-on-nuclear-renewable-energy.html

Japonya: “Fukuşima’dan dersimizi aldık”

Seul’deki Nükleer Güvenlik Zirvesi’nde konuşan Japonya Başbakanı Yoshihiko Noda, dünya liderlerini bir “güvenlik efsanesi”ne kapılıp gitmemeleri konusunda uyardı. Noda, Japonya’nın geçtiğimiz yıl Fukuşima nükleer santralinde meydana gelen ve Çernobil’den bu yana en tehlikeli nükleer felaket olarak gösterilen kazadan alınan dersleri ayrıntılarıyla anlattı.

Noda’nın açıklamaları Fukuşima santralini de işleten Tokyo Electric Power şirketinin stres testleri yapmak için Kashiwazaki-Kariwa kompleksinin 6 numaralı reaktörünü kapatma kararı almasından bir gün sonra geldi. Şirketin bu kararıyla birlikte Japonya’daki 54 ticari nükleer santral arasında faal durumda olan yalnızca tek bir santral kalmış olacak. Bu santral de 5 Mayıs tarihinde bakım nedeniyle faaliyetine ara verecek.

Ayrıntılar için:

http://www.upi.com/Business_News/Energy-Resources/2012/03/28/Japan-Lessons-learned-from-Fukushima/UPI-63821332949624/

Fukushima’ya rağmen nükleer enerjide ciddi artış

Reuters haber ajansının eriştiği ve henüz yayınlanmamış bir rapora göre nükleer enerjinin dünya genelindeki kullanımı önümüzdeki 20 yıl içinde %100 oranında artış gösterebilir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın hazırladığı raporda bu artışın nedeni olarak Asya’daki büyüme gösteriliyor.

Son 25 yılın en büyük nükleer kazasının ardından daha önceki tahminlere kıyasla daha yavaş bir kapasite artışı yaşanabileceğinin belirtildiği raporda yine de 2030 yılına kadar nükleer enerjinin kullanımında dünya genelinde %35 ile %100 arasında bir artış beklendiği ifade edildi.

Raporda Çin ile Hindistan’ın Asya’daki nükleer enerji kullanım alanını genişletecek ana merkezler olmaya devam edeceği, Rusya’nın da ciddi bir büyüme göstereceği tahminlerine yer verildi.

Ayrıntılar için:

www.reuters.com/article/2012/03/16/us-nuclear-energy-growth-idUSBRE82F0MU20120316?feedType=RSS&feedName=environmentNews&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2Fenvironment+(News+%2F+US+%2F+Environment)

IEA “inişli çıkışlı” bir 2012 bekliyor

Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre petrole olan fazla talep ve alternatif enerji ile ilgili taşınan endişeler nedeniyle 2012, enerji piyasaları için “inişli çıkışlı” bir yıl olabilir.

IEA İcra Direktörü Maria van der Hoeven, OECD Obsever’da makroekonomik endişelerin dikkatleri enerji politikasından uzaklaştırdığını ve bu durumun petrol fiyatları ve çevresel sorunlar üzerinde “endişe verici” etkiler yaratabileceğini yazdı.

Van der Hoeven Japonya’daki nükleer enerjinin iflası ile Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki huzursuzlukların petrol talebinin artmaya devam ettiği bir zamanda piyasa endişelerini artırdığını ifade etti.

Ayrıntılar için:

http://www.upi.com/Business_News/Energy-Resources/2012/03/08/IEA-expects-bumpy-2012/UPI-32251331218853/

Londra’nın nükleer planları ne denli gözüpek?

Son 20 yıldır yeni tek bir reaktör inşa etmeyen Londra, nükleer enerjiyi enerji karışımının bir parçası olarak muhafaza etmeyi amaçlıyor.

Ülkenin Enerji Bakanı Chris Huhne, Japonya’da Mart ayında yaşanan nükleer felaketin bu enerji türü ile ilgili tartışmaların seyrini değiştirdiğini söylemişti. Ancak Huhne, hükümetinin mevzuat ve güvenlik mekanizmalarını gözden geçirmesiyle birlikte nükleer enerjinin ülkenin enerji karışımında rol oynamaya devam edeceği konusunda yeniden ikna olduğunu belirtti.

Ne var ki Financial Times gazetesine göre enerji sektöründe 20 yıldan uzun bir süredir yeni tek bir reaktörün bile inşa edilmemiş olması göz önüne alındığında nükleer enerjiyle yola devam etme  konusunda endişeler bulunuyor.

İngiliz enerji sektörünü yeniden inşa etme planının bir parçası olarak önümüzdeki beş yıl içinde ülkede 12 yeni reaktörün inşa edilmesi hedefleniyor.

Ayrıntılar için:

http://www.upi.com/Business_News/Energy-Resources/2011/11/15/How-bold-are-Londons-nuclear-plans/UPI-75821321372705/

Fatih Birol: “Enerji ithalatı azaltılmalı”

Uluslararası Enerji Kurumu’nun (IEA) baş ekonomisti Fatih Birol, BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon tarafından, gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyacı ile ilgili çalışmalar yürütecek yüksek enerji komisyonuna davet edildi. Bununla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Birol, Türkiye’nin gelecekteki enerji politikasına da değindi.

Türkiye’nin bugünkü ekonomik başarısının enerji politikasına mutlak surette bağlı olduğunu belirten Birol, “Şu andaki cari açık sorununu çözmek için petrol fiyatlarından kaynaklanan yükü azaltmak önemli. İthal petrolün yüksek fiyatı Türk ekonomisine yük oluyor” dedi.

Nükleer enerji tartışmaları hakkında da konuşan Birol, nükleer enerjinin hem Türkiye hem de dünya için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu söyledi. Türkiye’nin enerji talebinin ekonomik kalkınmasına paralel artış gösterdiğini de ekleyen Birol,  “Türkiye’nin enerjide öteki ülkelere olan bağımlılığı büyümesini olumsuz yönde etkileyebilir. Türkiye, bölgedeki iktisadi ve jeopolitik etkisini artırmak için [nükleer] enerji yatırımlarını ertelememelidir” dedi. Birol’a göre petrol ithalatının nasıl azaltılabileceğine ve nükleer ile yenilenebilir enerji yatırımlarının petrol ve doğal gaza olan bağımlılığı nasıl aşağı çekeceğine odaklanılmalı.

Ayrıntılar için:

http://www.todayszaman.com/news-257143-turkish-energy-expert-urges-reduction-of-energy-imports.html

EDF: “Fransız nükleer santrallerinde sızıntı yok”

Hisse senedi fiyatlarının radyoaktif sızıntı şüphesiyle düşmesinin ardından EDF’den yapılan açıklamada Fransa’da bulunan nükleer santrallerinin hiçbirinde bir sızıntı olmadığı bildirildi.

Fransa, enerji ihtiyacını karşılamak için nükleer enerjiden en fazla yararlanan Avrupa ülkesi olunca, Fukushima’daki krizin ardından Fransız yetkililerin benzer bir kazayı önlemek için yeteri kadar çabalayıp çabalamadığından endişe ediliyor.

Bunun üzerine, devlet kontrolündeki elektrik şirketinden bir sözcü, Nisan ayında Paluel santrallerindeki 3 No’lu reaktörde yaşanan ufak bir kazanın santral içindeki su yalıtımında bir gedik oluşturduğunu, fakat olaydan dolayı dışarıya doğru bir sızıntı olmadığını belirtti.

Geçtiğimiz Çarşamba günü araştırmacı Fransız websitesi Mediapart, ülkenin nükleer enerji kapasitesinin %8’ini oluşturan Paluel santralinde bir dizi aksaklık olduğunu duyurmuştu.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2011/06/22/us-france-nuclear-idUSTRE75L36T20110622?feedType=RSS&feedName=environmentNews&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2Fenvironment+%28News+%2F+US+%2F+Environment%29