Posts Tagged ‘AB ETS’

Küresel karbon piyasasının değeri rekor kırarak 176 milyar dolara ulaştı

Dünya Bankası’nın Çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre 2011 yılında karbon piyasasının ticaret hacmi %11 arttı, karbon piyasanın değeri ise rekor kırarak 176 milyar dolara ulaştı.

Dünya Bankası’nın karbon piyasaları üzerine hazırladığı yıllık raporda, 2011 sonlarına doğru karbon sertifikalarının ve uluslararası ofsetlerin değerinin ton başına 10 doların altına inmesine rağmen rekor miktarda emisyon ticareti yapıldığı belirtildi.

Ayrıntılar için:

http://ca.news.yahoo.com/global-carbon-market-value-hits-record-176-billion-065838704–finance.html

AB ETS emisyonları 2011 yılında azaldı, izin bolluğu katmerleniyor

Avrupa Komisyonu’nun Salı günü açıkladığı verilere göre AB ETS’nin kapsamındaki karbon emisyonları 2011 yılında %2’nin üzerinde azalırken yeşil enerji kullanımını teşvik eden arz fazlası izinlerin sayısı daha da arttı.

Verilerde arz fazlası kirlilik izinlerinin sayısının 900 milyon’a çıktığı, bu miktarın halihazırda düşük olan karbon fiyatlarına daha fazla baskı yapabileceği ifade edildi.

Komisyon’un yayınladığı bildiriye göre ETS emisyonlarının gittikçe yayılan ekonomik toparlanmaya rağmen 2011 yılında %2’den fazla azalması, ETS’nin maliyet etkinliği olan bir şekilde emisyonları aşağı çektiğini gösteriyor. Bildiride ayrıca bu sonucun, ETS’nin Avrupa’da düşük karbonlu büyümenin lokomotifi olmaya devam ettiğini vurguladığı ifade edildi.

Ne var ki bazı karbon analistleri emisyonlardaki bu düşüşün yıl sonuna doğru zayıf sektörel üretimden dolayısıyla daha az enerji üretimi yapılmasından ve hızı kesilen ekonomiden kaynaklandığı görüşünde.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2012/05/15/us-eu-carbon-idUSBRE84E0SA20120515?feedType=RSS&feedName=environmentNews&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2Fenvironment+%28News+%2F+US+%2F+Environment%29

“İyi” şirketler neden “kötü” kredilerle iş yapıyor?

AB karbon ticaret sistemi sera gazı emisyonlarını azaltmak için kurulmuş olmasına rağmen bu doğrultuda kullandığı mekanizmalardan biri emisyonların artmasına hizmet etmiş olabilir.

Söz konusu mekanizma yeterince müphem görülmüş olmalı ki AB de 2013 yılı Mayıs ayından itibaren bu uygulamayı ticaret sisteminden men etmeye karar verdi. Ancak dünyanın en büyük enerji ve kimyasal şirketlerinden bazıları sistemin bu tartışmalı mekanizmasına başvurmayı bir kenara bırakmak yerine emisyonlarını bu şekilde ofset etmeye devam ediyor, ya da yasaklama yürürlüğe girene kadar bu seçeneği de hazırda tutuyor.

Bu da açıkça gösteriyor ki iş AB’de sera gazlarını azaltmaya gelince çevreye karşı sorumluluk taşıyan bir şirket olmak masraftan kısmak kadar önem arz etmiyor. Tasarruf edilen miktarsa şirketlerin standartlarına göre komik. Dow Chemical, ConocoPhillips, Chevron, BP ve Statoil’in geçtiğimiz yıl toplamda elde ettiği kar 53 milyar dolar iken bu şirketlerin tartışmalı programa devamlı başvurmalarıyla ettikleri tasarruf 24 milyon dolar.

Tartışmalı programa gelince, AB’nin iklim değişikliği mevzuatı enerji santralleri, işleme tesisleri ve ABD’ye bağlı tali şirketlerin sera gazı sınırlamalarına uymasını şart koşuyor.

Şirketler emisyonlarını yeşil teknolojilere yatırım yaparak ya da herkesin karbon kredileri olarak bildiği CER’leri (karbon emisyonları azaltma sertifikaları) satın alarak ofset edebiliyor. AB ETS’nin yapısından dolayı emisyonlarını ofset etmek şirketlere salınımlarını azaltmaktan genellikle ucuz geliyor.

Bunun sonucunda da CER’lere muazzam bir talep oluyor. Kyoto Protokolü ile kurulan CER mekanizması için BM, gelişmekte olan ülkelerdeki iklim değişikliğinin etkilerini azaltma projelerini desteklemek amacıyla denetleyici görevini üstlenmiş durumda. Çoğunlukla Çin’de bulunan birkaç endüstriyel gaz üreticisi de fluoroform ya da HFC-23 olarak bilinen potansiyel bir sera gazını yakalamaya ve yok etmeye kendilerini adamış haldeler. Bu gaz yangın söndürücülerden tutun yarı iletken sanayisindeki plazmalı dağlama aygıtlarına kadar pek çok alette kullanılıyor.

İşte söz konusu HFC-23 kredileri kısa zamanda sektörün gözdesi haline geldi.  2009-2010 yıllarında Amerikalı şirketler 1 milyon HFC-23 kredisini CER başına ortalama 16 dolar’dan satın aldı. Bu şirketlerden Dow Chemical Co. HFC-23 kredilerinden en fazla satın alan şirket oldu ve bu kredileri Almanya, Hollanda, Belçika, İspanya ve Polonya’daki fabrikalarının emisyonlarını ofset etmekte kullandı. ConocoPhillips, Chevron ve Cabot Corp. da yine aynı şekilde bu şüpheli kredilerden önemli miktarda satın aldı. Bu şirketlerin AB’deki rakipleri Royal Dutch Shell, BP, Statoil, RWE, Enel-Endesa ve EDF de aynı kredileri kullanmaya başladı.  2009-2010 yıllarında bu 10 şirket sözünü ettiğimiz tartışmalı kredilerden toplamda 254 milyon dolar tasarruf etti. 2011 yılındaki tasarruf miktarını gösteren veriler ise henüz açıklanmadı.

İklim düşmanı CER’ları yasaklamaya karar veren AB’li düzenleyiciler ise sektör temsilcilerinin süreyi uzatmak için yaptıkları kulis çalışmalarının ardından 1 Mayıs 2013’e kadar söz konusu CER’lerin piyasada bulunmasına izin verdi. BM de verilecek CER’lerin sayısında azaltmaya gitti. Yine de yasak başlayana kadar 52 milyon tartışmalı CER’in satışı yapılabilecek.

52 milyon tartışmalı CER kredisinin tamamı satın alındığında AB’deki şirketler 24 milyon dolardan daha az tasarruf edecek. Ne diyelim, “yeşil” olmanın değeri bununla ölçülecekse şirketlerin yeşil olmaya çok da değer vermediği aşikâr.

Ayrıntılar için:

http://www.csmonitor.com/Business/2012/0423/Carbon-trading-Why-good-companies-embrace-bad-credits

AB ETS’deki karbon fiyatları yeni emisyon verilerinin ardından dibi gördü

AB ETS’nin geçtiğimiz yıla göre daha az sera gazı emisyonu kapsadığının açıklanmasının ardından sistemdeki karbon fiyatı dün ton başına 6.14 euro’ya düşerek yeni bir rekor kırdı.

AB’den alınan ilk verilere göre AB ETS’nin kapsamına giren sektörlerin emisyonları 2011 yılında % 2.6 oranında azalarak 1.89 milyar ton oldu.

Thomson Reuters Point Carbon analiz firmasına göre ekonomik toparlanmanın yavaşlığı ve ılık havalar nedeniyle emisyonlar beklentilerin gerisinde kaldı. Firma açıklanan verilere bakıldığında emisyonların, sistemin üst sınırına daha önceki iki yılda olduğu gibi bu yıl da ulaşamadığına; bunun sonucunda da piyasada gereğinden fazla AB emisyon izinlerinin (EUAs) bulunacağına dikkat çekti.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/2165450/eu-carbon-price-plumbs-depths-weak-emissions?WT.rss_f=Home&WT.rss_a=EU+carbon+price+plumbs+new+depths+on+weak+emissions+data

Önde gelen ABD’li ekonomistler AB’nin karbon planını destekliyor

İçlerinde beş Nobel ödüllü ekonomistin de bulunduğu 26 Amerikalı ekonomist, ABD Başkanı Barack Obama’ya AB’nin havayolu şirketlerini emisyon ticaret sistemine dahil etmesine gösterdiği muhalefeti sonlandırmasını tavsiye etti.

Başkan Obama’ya hitaben bir mektup kaleme alan ekonomistler, Obama’dan AB’nin AB ETS ile havacılık sektörünün sebep olduğu karbonu fiyatlandırdığı yenilikçi çabaya destek vermesini, hiç olmazsa bu çabalara karşı gösterdiği etkin muhalefeti bırakmasını istirham etti.

Ayrıntılar için:

http://www.brisbanetimes.com.au/business/world-business/leading-us-economists-back-eu-carbon-plan-20120314-1uza4.html

BASIC ülkelerinden AB’ye toplu tepki

BASIC ülkeleri olarak da bilinen Brezilya, Güney Afrika, Hindistan ve Çin, 10. BASIC bakanları iklim değişikliği toplantısında AB’nin havayolu şirketlerine getirdiği karbon vergisine hep bir ağızdan itiraz etti.

Bakanlar yayınladıkları ortak bildiride konuyla ilgili derin endişe duyduklarını belirtti ve uluslararası havacılığın AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne dahil edilmesine karşı şimdiye kadar gösterdikleri sert muhalefeti yineledi.

Ayrıntılar için:

http://news.brunei.fm/2012/02/15/basic-countries-jointly-object-to-eus-carbon-tax-on-airlines/

Havayollarına getirilen emisyon sınırlamaları gevşetilebilir

AB, ülkelerin küresel bir emisyon kontrol sistemi kurmaya doğru belirgin bir ilerleme kaydetmeleri halinde havayolu şirketlerini saldıkları seragazı emisyonlarından mesul tutan yeni düzenlemenin bazı kısımlarını askıya alabilir.

Avrupa Komisyonu İklim Eylemi Genel Direktörü Jos Delbeke tarafından yapılan bu açıklama, Çin’in ülkedeki havayolu şirketlerine Avrupa emisyon sistemi dahilinde kendi izni olmaksızın herhangi bir ücret ödemeyi yasaklayan kararını duyurmasının ardından geldi.

Ayrıntılar için:

http://www.nytimes.com/2012/02/08/business/global/european-union-shows-flexibility-on-airline-emissions-law.html?_r=3&ref=business