Şüpheleri ortadan kaldırmak için Beyaz Saray’dan Salı günü resmi bir açıklama geldi. Buna göre Çevre Koruma Ajansı (EPA)’nın iklim değişikliğiyle mücadele etmek için seragazlarını düzenleme yetkisini elinden alacak yasa teklifi Beyaz Saray’a gelirse Obama veto hakkını kullanacak.
Ayrıntılar için:
Birleşik Arap Emirlikleri, BM tarafından denetlenen emisyon kredilerini almaya hak kazanan ilk Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkesi oldu. Atık ısı geri kazanma projesi ile sertifikalandırılmış emisyon azaltımı kredisi alacak olan BAE’nin yer aldığı konseyin diğer petrol üreten üyeleri arasında Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar ve Suudi Arabistan bulunuyor.
Ayrıntılar için:
http://www.arabianbusiness.com/uae-becomes-first-gcc-state-get-co2-credits-391920.html
GlaxoSmithKline, 2010 Kurumsal Sorumluluk raporunun bir parçası olarak tedarik zincirinde 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi koydu.
Buna göre GSK 40 yıl içinde ham madde satın alma, üretim, dağıtım, ürün kullanımı ve bertaraf edilmesi işlemleri sırasında net bir seragazı salınımı yapmayacak. Karbon ayakizini azaltmak için ara hedefler de belirleyen şirket, karbon salınımını 2015 yılına kadar %10, 2020 yılına kadarsa %25 oranında düşürmeyi hedefliyor.
Şirketin tahminlerine göre enerji, malzeme ve dağıtım masraflarını azaltması şirkete 2020’ye kadar yılda 161 milyon dolar tasarruf ettirecek.
GlaxoSmithKline, 2010 yılında Carbon Trust Standard sertifikasını alan ilk şirket olmuştu.
Ayrıntılar için:
http://www.environmentalleader.com/2011/03/30/glaxosmithkline-sets-carbon-neutrality-goal-for-2050/
Avrupa Komisyonu, AB ETS’de işlem yapan bütün şirketlerin 2010 yılındaki tasdikli emisyon verilerini Cuma günü açıklayacağını duyurdu.
Reuters’a göre analistler AB endüstriyel karbon emisyonlarının geçtiğimiz yıla göre %2 ile %4 arasında bir artış gösterdiğini tahmin ediyor. 2009 yılında ise emisyonlar %12 oranında bir düşüş göstermişti.
Verileri şirketler bazında açıklayacak olan Komisyon, bu yıl geçen senelerin aksine şirketlerin %80’inden emisyon raporlarının gelmesini beklemeden verileri sunacak.
16 Mayıs’ta sisteme sınırsız erişim sağlayacak olan Komisyon, AB emisyon azaltma hedeflerini hangi şirketlerin yakalayamadığını kamuoyuna gösterecek.
Ayrıntılar için:
Avrupa Komisyonu Pazartesi günü yaptığı açıklamada güvenlik önlemlerini artırdıkları için Yunanistan ile Letonya’nın karbon piyasalarının 30 Mart’ta işleme açılacağını duyurdu.
Ayrıntılar için:
Siz de bu muhteşem mekanlardan birini görmek istiyorsanız bir an önce harekete geçmelisiniz. Çünkü Yok Olmadan Önce Görmeniz Gereken 100 Yer (100 Places To Go Before They Disappear) adlı kitapta bahsi geçen bu yerler, iklim değişikliğinin dünyanın en güzel yerlerine verebileceği zararı hatta onları yok edebileceği gerçeğini gözler önüne seriyor.
Yedi kıtada bulunan ve daha bizler hayattayken yok olma tehlikesi taşıyan yerler arasında her bahar mevsiminde karların 1970 yılındakinden üç hafta önce erimeye başladığı Kanada’daki Hudson Bay, önümüzdeki 60 yıl içinde daha yüksek sıcaklık dereceleri ve daha kuru bir iklim yaşıyacak olan Sri Lanka’nın çay üreticisi Nuwara Eliya, son on beş yılda deniz seviyesinin 4.5 cm yükseldiği ve bu yüzyılın sonuna kadar 60 cm’lik bir yükselişle sular altında kalması beklenen Maldivler; Hawai ve Büyük Set Resifi (Great Barrier Reef) bulunuyor. Kitapta ayrıca Venedik, Şikago, New York ve Bangkok’ta seller olabileceği uyarısında bulunuluyor.
Ayrıntılar için:
Avrupa Komisyonu iklim sözcüsü Isaac Valero-Ladron’a göre karbona minimum bir fiyat koyarak İngiliz kamu kuruluşlarını fosil yakıtları kullanmaktan alıkoymayı hedefleyen önlemler; AB’nin, belirlediği seragazı azaltma hedeflerine daha hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlamayacak.
AB ETS’de ise bir taban fiyatı bulunmuyor. Komisyon, fiyatın piyasa tarafından belirlenmesinden yana.
Ayrıntılar için:
Avustralya’da başbakan Julia Gillard’ın karbon vergisi girişiminin ardından Çin’in de önümüzdeki günlerde kendi emisyon ticaret sistemine doğru yavaş yavaş atacağı adımları açıklaması bekleniyor.
Çin kaynakları beş yıllık planın karbon ticaret sistemine giden yolu kapsadığını teyit ettiler.
Çin dün de GDP’sinin her birimi için karbon kirliliğini %17 oranında azaltacağını duyurmuştu. Bu oran Avustralya’nın hedefinden çok daha iddialı bir hedef durumunda.
Ayrıntılar için:
http://www.dailytelegraph.com.au/china-expected-to-apply-tax-on-carbon/story-fn6b3v4f-1226027657359
Kaliforniya’daki mahkeme kararının ardından gelişen süreci takip eden eyalet valiliği ve hukuk uzmanlarına göre, bu hafta askıya alınan iklim değişikliği kanunun tamamıyla değişmesi tehlikesi bulunmuyor, ancak emisyon üst sınırı ve ticareti (cap-and-trade) sistemiyle çalışan bir karbon piyasasının bu yıl sonunda onaylanıp onaylanmayacağı belirsiz.
Normal şartlarda süreç, Ekim ayında Hava Kaynakları Kurulu (Air Resources Board)’nun piyasanın kuruluşuna onay vermesiyle sona erecek. Ancak bu onay Kasım ayına bir gün sarksa dahi seragazı düzenlemeleri ertelenerek, 2012 yılı 1 Ocak’tan itibaren başlamak zorunda kalacak.
Ayrıntılar için:
Perşembe günü yapılan AB liderler zirvesinin odağında nükleer tartışmalar vardı. Avusturya, nükleer teknolojiden bir şekilde vazgeçilmesini talep ederken, Fransa nükleer enerjinin enerji bağımsızlığını sağlamak ve seragazı salınımını azaltmak için şart olduğunda ısrar etti.
Avusturya nükleer enerji yatırımı bulunmayan 13 AB ülkesinden biri. Ülke, sınırları içinde kurulacak bir nükleer santrale şiddetle karşı çıkıyor.
AB Enerji Komiserlerinden Günther Oettinger tarafından ortaya atılan nükleer stres testi uygulaması hakkında da konuşan Avusturya Şansölyesi Werner Faymann, bağımsız kuruluşlarca denetlenmesi ve sonuçların negatif çıkması halinde santrallerin kapatılması durumunda bu testlerin işe yarayabileceğini belirtti.
Ancak Avusturya’nın bu çağrısı nükleer enerjiye bel bağlamış Fransa’nın muhalefetiyle karşılaştı.
G20 ülkelerinden bilim adamlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantının ardından konuşan Fransa cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ülkesinin nükleer enerjiye olan bağlılığını yineledi. Fransa, 58 nükleer santraliyle ABD’den sonra dünyadaki ikinci büyük nükleer güç durumunda.
Almanya Şansölyesi Angela Merkel de nükleer güvenliğin G20 düzeyinde tartışılmasını istediklerini belirtti ve “ Umarım burada bütün nükleer santralleri kapsayacak stres testlerinin yapılması ve güvenliğin en üst düzeyde olmasını sağlamak konusunda mutabakata varırız” dedi.
AB’nin stres testlerini eleştirenler ise gönüllü olarak yapılacak bu testlerin sektörün kendisi tarafından kontrol edilecek olmasından şikayet ediyor, net sonuçlar getirmedikçe testlerin güvenilir olamayacağına inanıyor.
Ayrıntılar için:


