Hindistan, BM Temiz Kalkınma Mekanizması (CDM)’nın 200 milyar dolar değerindeki karbon kredisi küresel piyasasına tarımı da dahil etmek için kolları sıvadı.
Şu anda karbon kredileri yalnızca üretim ve sanayi sektörleri için veriliyor.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi verilerine göre Hindistan’ın bir yıl içinde saldığı seragazı oranındaki düşüş 33.21 milyon krediye denk geliyor. Bu miktar da 257.28 milyon olan küresel boyuttaki yıllık seragazı salınımını azaltma ortalamasının %13’üne denk geliyor.
Bu miktarlara tarım da eklenirse Hindistan’ın seragazındaki düşüş yüzdesi belirgin bir artış gösterecek.
Ayrıntılar için:
Banco Santander, Bloomberg Markets dergisinin Mayıs ayında çıkacak ilk sayısındaki dünyanın en yeşil bankaları araştırmasında en yeşil banka oldu. Değerlendirmeye alınmak için Standard & Poor’s 500, FTSE 350 ve Nikkei 225 gibi önde gelen endekslere tabi olmaları şart koşulan bankaların kendi atıklarını ve karbon ayakizlerini azaltma çabaları ve temiz enerji yatırımları incelendi. Değerlendirme sonucunda en temiz yirmi banka sıralaması şu şekilde ortaya çıktı:
1. Banco Santander (İspanya)
2. Goldman Sachs Group (A.B.D.)
3. Unicredit (İtalya)
4. Credit Suisse Group (İsviçre)
5. Citigroup (A.B.D.)
6. Banco Bilbao Vizcaya Argentaria (İspanya)
7. Royal Bank Of Scotland Group (B.K.)
8. Societe Generale (Fransa)
9. HSBC Holdings (B.K.)
10. BNP Paribas (Fransa)
11. JPMorgan Chase (A.B.D)
12. Credit Agricole (Fransa)
13. Deutsche Bank (Almanya)
14. State Street (A.B.D)
15. Mitsubishi UFJ Financial Group (Japonya)
16. Natixis (Fransa)
17. Australia & New Zealand Banking Group
18. Lloyds Banking Group (B.K.)
19. UBS (İsviçre)
20. Intesa Sanpaolo (İtalya)
Ayrıntılar için:
Birleşik Arap Emirlikleri, BM tarafından denetlenen emisyon kredilerini almaya hak kazanan ilk Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) ülkesi oldu. Atık ısı geri kazanma projesi ile sertifikalandırılmış emisyon azaltımı kredisi alacak olan BAE’nin yer aldığı konseyin diğer petrol üreten üyeleri arasında Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar ve Suudi Arabistan bulunuyor.
Ayrıntılar için:
http://www.arabianbusiness.com/uae-becomes-first-gcc-state-get-co2-credits-391920.html
Avrupa Komisyonu iklim sözcüsü Isaac Valero-Ladron’a göre karbona minimum bir fiyat koyarak İngiliz kamu kuruluşlarını fosil yakıtları kullanmaktan alıkoymayı hedefleyen önlemler; AB’nin, belirlediği seragazı azaltma hedeflerine daha hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlamayacak.
AB ETS’de ise bir taban fiyatı bulunmuyor. Komisyon, fiyatın piyasa tarafından belirlenmesinden yana.
Ayrıntılar için:
ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA)’nın açıkladığı rakamlara göre 2009 yılında ABD’nin saldığı karbon miktarı %6 oranında düşüş gösterdi. Bu da 2000 yılındaki seragazı seviyesinin %8 aşağıya çekildiğini gösteriyor.
Ancak dünya genelinde salınan karbon miktarı 2000 yılı seviyesinin %25 üstüne çıktı. Gelişmekte olan ülkelerin bu yükselişte büyük etkisi olurken, bu artışın yarısı yalnızca Çin yüzünden meydana geldi.
Forbes dergisi’nde yazan ve Heartland Enstitüsü’nde çevre politikaları uzmanı olan James M. Taylor, “Küresel emisyon eğilimlerini yakından incelediğimizda, ABD’nin karbondioksit kısıtlamasına giderek kendisini ekonomi yönünden cezalandırmasının ne kadar gereksiz bir şey olduğunu görüyoruz” dedi.
Çin’in karbon emisyonları her yıl %10 oranında artış gösteriyor. 2010 yılında ise aynı ülkenin bütün bir Batı Yarımküresi’nin saldığından daha çok emisyon saldığı tahmin ediliyor.
Taylor, “ Bu da demek oluyor ki ABD ile Batı Yarımküresi’ndeki ülkelerin tamamı dahi karbon emisyonlarını tamamıyla sonlandırsa, tek başına Çin emisyonlarındaki artış on yıl içinde bu hareketi sonuçsuz bırakır” dedi.
Ayrıntılar için:
Avustralya hükümetinin hazırladığı karbon vergisi önümüzdeki yıl Temmuz ayında toplanmaya başlanacak. Bir süre sonra emisyon ticaret sistemine dönüştürülecek düzenlemenin ayrıntıları belirsizliğini koruyor.
Avustralya Ulusal Üniversitesi Crawford Ekonomi Okulu profesörlerinden Jeff Bennett, “Bilim seragazları üzerinde herhangi bir etkinin olabilmesi için emisyonların muazzam ölçüde azaltılması gerektiğini gösteriyor. Emisyonların böylesine muazzam bir şekilde azaltılması için ise çok çok güçlü vergiler ve emisyon üst sınırı ve ticareti düzenlemeleri yapılması gerekiyor. Bu da şu sıralar siyasi olarak pek mümkün görünmüyor” dedi ve “öteki ülkelerin ekonomilerine böylesi bir yük getirmek gibi bir merakı olmadığını belirtti. Bennett, karbon ücretlendirmesi yerine bir uyum stratejisi izlenmesini önerdi. Bennett’e göre hükümet, iklimin değişip değişmeyeceğini bekleyip görmeli ve ona göre bir yol izlemeli.
Ancak İklim Enstitüsü’nün baş direktörü John Connor, tek başına uyum stratejisi izlemeyi düşüncesizlik olarak yorumladı ve “Dünya genelinde, büyük ülkelerin bilim akademileri de iklim değişikliğinin etkilerinin hissedilmeye başladığı ve hava sıcaklıklarının uç değerlerde olacağı uyarısında bulunuyorlar” dedi.
Connor ekledi, “Dünya genelinde, emisyon ticaret sistemini uygulayan 30 ülke bulunuyor. Her yerde temiz politikalara yönelinmiş durumda ve temiz enerjiye büyük miktarlarda yatırım yapılıyor. Bu sistemi ilk uygulayan biz değiliz, biz de başkalarının peşinden gidiyoruz.”
Ayrıntılar için:
Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu oturumda ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA)’nın seragazı ile ilgili getirdiği düzenlemeleri durdurma kararı alındı, ÇKA’nın karbondioksit emisyonlarının halkın sağlığını tehdit ettiği yönündeki tespitleri reddedildi.
Teklifin Senato’da da kabul edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor.
Ayrıntılar için:
Salı günü hükümetten yapılan açıklamaya göre, İngiltere Hazine Bakanlığı önümüzdeki ay karbon emisyonları taban fiyatını belirlemek için hukuki bir çerçeve hazırlayacak. Karbon taban fiyatı, hükümetin yeşil enerji üretenleri dolaylı olarak destekleyeceği Elektrik Piyasası Reformu (EMR) teklifi için büyük önem taşıyor.
Hükümet yine Salı günü yaptığı açıklamada Karbon Planı (Carbon Plan) çerçevesinde İngiltere’nin bu yıl sonuna kadar sunulacak ilk karbon yakalama ve depolama (carbon-capture and storage) projesine 1.6 milyar dolar ödül verileceğini duyurdu.
İngiltere Başbakanı David Cameron, Başbakan Yardımcısı Nick Clegg ile Enerji ve İklim Bakanı Chris Huhne’nin başlattığı Karbon Planı, Ulaştırma Bakanlığı’ndan 2011 Haziran ayına kadar elektrikli taşıt altyapısı ile ilgili bir strateji geliştirmesini talep ediyor.
Bunun yanısıra, İngiltere Ticaret Bakanlığı 2012 Eylül ayına kadar Yeşil Yatırım Bankası (Green Investment Bank) kurmayı planlıyor. Bankanın verdiği kredi ile yaptığı yatırımın rakamları plana göre 2013 yılı Mayıs ayına kadar belli olacak.
Üç bakanın hazırladığı karbon Planı ile ilgili ortak bildiride şu ifadeler yer aldı: “ Karbon Planı, evlerimizde ve işyerlerimizde daha verimli bir şekilde kullanılacak daha temiz bir enerjiden güç alan; daha güvenli enerji temini ve daha istikrarlı enerji fiyatlarıyla, düşük karbon ekonomisinin getireceği iş olanakları ve büyümeden faydalanan yeni bir İngiltere için vizyon sunmaktadır.”
İngiliz hükümeti ayrıca oluşturacağı bir fon ile, yalıtım ve enerji verimliliği sağlayan ısıtma sistemleri hakkında, en az 1,000 çırağı eğitecek. Bu çıraklar daha sonra hükümetin Yeşil Anlaşma (Green Deal) programının gerçekleştirilmesine destek olacak.
2012 sonbaharında uygulamaya geçirilecek Yeşil Anlaşma programı, elektrik ve gaz faturalarında yaptıkları kesintiler doğrultusunda, hanelere enerji tasarrufu yapan aletler verilmesini sağlayacak.
Ayrıntılar için:
http://uk.reuters.com/article/2011/03/08/britain-energy-timing-idUKLDE7261CS20110308?pageNumber=2
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard &Poor’s, havayolları bu yıl sonunda AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne dahil olduğunda uçak bileti ücretlerinde 40 Euro’luk bir artış yaşanacağı görüşünde.
2012 itibariyle AB ülkelerinden veya AB ülkelerine uçuş yapan havayolu şirketleri emisyon üst sınırı ve ticareti (cap-and-trade) sistemine dahil olacaklar.
Başlangıçta, havayolu şirketlerine verilecek izinlerin büyük bir kısmı sisteme yeni dahil olmuş öteki şirketlerde olduğu gibi ücretsiz olacak.
Ancak şirketler, bu izinlerinin karşılığı olan miktardan daha fazla CO2 salarsa, bu defa izinleri satın almak zorunda kalacaklar.
AB, havayollarına vereceği ücretsiz izin miktarını önümüzdeki günlerde açıklayacak.
Ayrıntılar için:
http://www.ft.com/cms/s/0/57474bc2-45d1-11e0-acd8-00144feab49a.html#axzz1FcJAyaXy
ABD Çevre Koruma Ajansı (Environmental Protection Agency) tarafından hazırlanan raporda, Temiz Hava Yasası’nın uygulanması durumunda, ABD’nin 2020’ye kadar 2 trilyon dolar tasarruf edeceği ve her yıl 230,000 ölümün engellenebileceği açıklandı.
1990 yılında kabul edilen katı emisyon sınırlamaları sayesinde geçtiğimiz yıl, 160,000 ölümün, 130,000 kalp krizinin, 13 milyon kayıp iş gününün ve 1.7 milyon astım krizinin engellendiğini belirten rapor; 2020 yılına kadar 200,000 kalp krizinin, 17 milyon kayıp iş gününün ve 2,4 milyon astım krizinin önüne geçilebileceğini öngörüyor.
Ancak bazı iş adamları ve politikacılar ÇKA’yı, bürokratik işlemlerin getirdiği yükten, karbon izni almanın aylar gerektirmesinden yakınıyor, bu kadar fazla düzenlemenin var olan istihdam alanları için tehlikeli olduğunu düşünüyor ve ÇKA’nın durdurulmasını istiyorlar.
Ayrıntılar için:


