Çarşamba günü açıklanan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) raporuna göre eski komünist blok ülkeleri ile Türkiye’deki yetersiz destek iklim eylemlerini frenliyor.
Raporda vergilerle veya üst sınır ticaret sistemleriyle doğu Avrupa’dan Ukrayna, Rusya ve Kazakistan’a kadar olan bölgede karbonun fiyatlandırılması için kapsamlı bir sistem oluşturulması tavsiye edildi.
EBRD baş ekonomisti Erik Berglof, “Rusya’da ve bütün bu bölgede faal olacak bir karbon fiyatlandırılması yapılmadan uluslararası iklim hedeflerine ulaşmak mümkün olmayacaktır” dedi.
Raporda faydalı kanunların planlanmasına ya da kabul edilmesine rağmen, “Rusya ve Türkiye’nin 2009 politika çerçevelerinin yetersizliği aşikar”denildi.
Ayrıntılar için:
http://www.reuters.com/article/2011/04/06/us-energy-efficiency-ebrd-idUSTRE7352KN20110406
Perşembe günü yapılan AB liderler zirvesinin odağında nükleer tartışmalar vardı. Avusturya, nükleer teknolojiden bir şekilde vazgeçilmesini talep ederken, Fransa nükleer enerjinin enerji bağımsızlığını sağlamak ve seragazı salınımını azaltmak için şart olduğunda ısrar etti.
Avusturya nükleer enerji yatırımı bulunmayan 13 AB ülkesinden biri. Ülke, sınırları içinde kurulacak bir nükleer santrale şiddetle karşı çıkıyor.
AB Enerji Komiserlerinden Günther Oettinger tarafından ortaya atılan nükleer stres testi uygulaması hakkında da konuşan Avusturya Şansölyesi Werner Faymann, bağımsız kuruluşlarca denetlenmesi ve sonuçların negatif çıkması halinde santrallerin kapatılması durumunda bu testlerin işe yarayabileceğini belirtti.
Ancak Avusturya’nın bu çağrısı nükleer enerjiye bel bağlamış Fransa’nın muhalefetiyle karşılaştı.
G20 ülkelerinden bilim adamlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantının ardından konuşan Fransa cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ülkesinin nükleer enerjiye olan bağlılığını yineledi. Fransa, 58 nükleer santraliyle ABD’den sonra dünyadaki ikinci büyük nükleer güç durumunda.
Almanya Şansölyesi Angela Merkel de nükleer güvenliğin G20 düzeyinde tartışılmasını istediklerini belirtti ve “ Umarım burada bütün nükleer santralleri kapsayacak stres testlerinin yapılması ve güvenliğin en üst düzeyde olmasını sağlamak konusunda mutabakata varırız” dedi.
AB’nin stres testlerini eleştirenler ise gönüllü olarak yapılacak bu testlerin sektörün kendisi tarafından kontrol edilecek olmasından şikayet ediyor, net sonuçlar getirmedikçe testlerin güvenilir olamayacağına inanıyor.
Ayrıntılar için:
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Çin temsilcisi Michael O’Leary Cuma günü yaptığı açıklamada, “Şu anda reaktörlerin hemen yakınında bulunan bölgenin dışında ciddi miktarda radyasyonun bulunduğuna yönelik bir bulgu yok” dedi ve ekledi: “Ancak olayın yavaş yavaş gelişme gösterdiğinin farkındayız. Olup bitenleri yakından takip etmeliyiz. Zaman içinde ne olacağını göreceğiz.”
Japonya’daki böylesi bir olayın Çin’e olan etkisinin düşük bir düzeyde olacağını da belirten O’Leary yine de reaktörden yayılan radyoaktif maddenin miktarı ile hava koşulları ve rüzgarın Çin’in durumunda belirleyici bir etkisi olacağını söyledi.
http://www.reuters.com/article/2011/03/18/us-japan-quake-china-idUSTRE72H0RF20110318
Japonya Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Yoshinori Ueda’nın açıklamaları geçtiğimiz hafta yaşanan depremin ardından ülkedeki enerji açığının kapatılması için rüzgar santrallerinin çalıştırılmasının istendiğini ortaya çıkardı.
Ueda ayrıca, tsunami ve depremin ardından elektrik şebekesinde ortaya çıkan sorunlardan ötürü bazı rüzgar türbinlerinin durduğunu ancak çoğunun deprem sonrasında dahi tam kapasiteyle çalıştığını belirtti.
Ayrıntılar için:
Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (EWEA) konferansında konuşan AB İklim Komiseri Connie Hedegaard, nükleer enerji ile ilgili yaşanan sorunların ardından rüzgar ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji alternatiflerinin daha çok ilgi çekmeye başladığını belirtti. AB’de 143 nükleer enerji santralinin olduğunu ve bu santrallerin birden ortalıktan kaybolmayacağını ifade eden Hedegaard, “Ancak yeni enerji kapasitelerinden söz konusu olduğu takdirde Japonya’da yaşananlardan etkilenileceği muhakkak” dedi.
Hedegaard, AB’nin 2020’ye kadar seragazlarını %20 oranında azaltma ve enerjisinin %20’sini yenilenebilir kaynaklardan elde etme hedeflerine bağlı kalındığı takdirde, üye devletlerin enerji konusundaki seçimlerinde özgür olduğunun altını çizdi.
Çin ve Almanya Japonya’daki nükleer krizin ardından nükleer projelerini askıya almıştı.
Ayrıntılar için:
http://www.guardian.co.uk/environment/2011/mar/17/wind-cheaper-nuclear-eu-climate
Geçen hafta Ankara’daki Ukrayna-Türkiye enerji çalışma grubunun toplantısında, ülkeler Karadeniz’de hidrokarbon aramak için işbirliği anlaşması imzaladı.
Teknoloji ve bilgi paylaşımında da bulunacak taraflar hidroelektrik enerji başta olmak üzere yenilenebilir enerji sektöründe fırsatlardan yararlanmak için teknik anlamda işbirliği yapma kararı aldı.
Kaynak: BBC Monitoring
Hükümet, Cuma günü şiddetli bir depremle sarsılan Japonya’daki radyasyon endişesine rağmen nükleer projelerine devam etmekte kararlı.
Cumartesi günü bir açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Japonya’nın en büyük nükleer enerji santralinin 16 km yakınında bir deprem meydana geldi. Depremin hemen ardından sistem otomatik olarak kapandı. Her şey normale döndüğünde ise yeniden açıldı. Japonya’nın böylece kendini test ettiğini söylemek mümkün. Türkiye nükleer santral projelerine devam edecek” dedi.
Türkiye 2023 yılına kadar birkaç tane daha nükleer santral kurmayı planlıyor. Türkiye’nin 50,000 megawatt olan enerji kapasitesini 2023 yılına kadar ikiye katlaması gerektiğini belirten Yıldız, bu hedefe erişilmesi için nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılacağını ifade etti.
Türkiye ayrıca nükleer hedeflerine ulaşmak ve planladığı nükleer santralleri çalıştırmak için mühendislerini yurtdışında eğitmeyi düşünüyor.
“Nükleer enerji mühendislerimizi eğitmek için gruplar halinde yurtdışına yollayacağız. Her bir grupta 60 mühendis olacak ve bir iki yıllığına eğitim alacaklar. Bu eğitim programımız ise 7 yıl sürecek” dedi.
Kaynak: BBC Monitoring
ABD İçişleri Bakanlığı’nın Toprak Yönetimi Bürosu (TYB), Milli Kamu Arazileri Sistemi (National System of Public Lands) dahilinde, 2011 yılı içinde 19 “öncelikli” yenilenebilir enerji projesini uygulamaya koymak istediğini açıkladı.
Batı ABD’de gerçekleştirilmesi planlanan “öncelikli” projeler listesinde dokuz güneş enerjisi, beş rüzgar enerjisi ve beş jeotermal enerji projesi bulunuyor. Güneş enerjisi projelerinden 2,673 megawatt, rüzgar enerjisi projelerinden 1,024 megawatt ve jeotermal enerji projelerinden de 489 megawatt enerji elde edilmesi planlanıyor.
Ayrıntılar için:
http://www.sustainablebusiness.com/index.cfm/go/news.display/id/22033
Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) konsorsiyumu Cuma günü yaptığı açıklamada, güney Avrupa piyasalarını geliştirmek için Hırvat Plinacro Ltd. ile mutabakat zaptı imzaladıklarını duyurdu. 520 kilometre uzunluğundaki TAP, Yunanistan ile Arnavutluk’tan Güney İtalya’ya kadar uzanacak.
Plinacro Ltd. Yönetim Kurulu Başkanı Jerko Jelic-Balta, üç yıl boyunca geçerli olacak mutabakatı bir devrim olarak nitelendirdi. Güney Koridoru (Southern Corridor), Avrupa’nın enerjideki Rus kontrolünü aşması için büyük önem taşıyor.
Ayrıntılar için:
Fransız enerji şirketi GDF Suez, Şili ile Fransız enerji yetkililerinin yenilenebilir ve alternatif enerji kaynakları üzerinde yoğunlaşacak bir grup kuracaklarını duyurdu. Ülkeler, nükleer ile hidroelektrik enerji alanlarında da teknoloji paylaşımında bulunacaklar.
Bu arada, GDF Suez şirketinin Şile’de faaliyet gösteren tabi kuruluşu, ülkenin kuzeyindeki en büyük enerji üreticisi ve pazarın yaklaşık yarısına hakim durumda.
Ayrıntılar için:


