Eastman Kodak şirketinin sürdürülebilirlik hedefleri üzerine hazırladığı 2010 yılı ilerleme raporuna göre şirket doğrudan ve dolaylı seragazı emisyonlarını 2002 ile 2010 yılları arasında %49 oranında azaltarak 2012 yılı sonu için belirlediği %50 hedefine yaklaştı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre seragazı emisyonlarının 1.5 milyon tondan fazla bir miktarda aşağı çekilmesi 350,000 otomobilin trafikten çekilmesi ile eşdeğer.
Raporda ayrıca piyasaya yeni sunulan Kodak ürünlerinin %96’sının Energy Star standardına uygun olarak üretildiği belirtildi ve şirketin 2012 yılına kadar ulaşmak istediği %100’lük hedefe çok yaklaşıldığının altı çizildi.
2012 hedefleri yolunda hızla ilerleyen Kodak, ürünlerinin kullanım süreleri boyunca çevresel niteliklerini geliştirmeye elverişli kullanım ömrü değerlendirme süreci uyguladı ve seçkin ürünler için temel çevre performans verileri belirledi.
Bunun yanısıra Kodak, ABD ve Avrupa’da başlattığı inkjet kartuş geri dönüşüm programı Kodak Printer’s EnviroServices ile 2009’dan bu yana 41.2 milyon pound değerinde materyali geri dönüştürdü ve yeniden kullandı.
Ayrıntılar için:
http://www.environmentalleader.com/2011/04/22/kodak-cuts-ghgs-energy-by-almost-50/
Güney Koreli Samsung Grubu’ndan Çarşamba günü yapılan açıklamaya göre şirket, ülkede kurulacak ve rüzgar enerjisi jeneratörleri, güneş pilleri ve enerji depolama sistemleri üretecek yeşil enerji sanayi parkı inşasına 7.6 trilyon Güney Kore wonu (7.01 milyar dolar) yatırım yapacak.
Ayrıntılar için:
Pazar günü yapılan açıklamaya göre Güney Kore hızlı tren ağını genişleterek ve geliştirerek başkent ile öteki şehirler arasındaki yolculuk süresini bir buçuk saatin altına çekmeyi ve seragazı emisyonlarını azaltmayı hedefliyor.
14.6 milyar dolara mal olan proje ülke genelinde salınan seragazı oranını yılda 7.7 milyon ton azaltmaya yardımcı olacak. Ayrıca bu şekilde daha çok insanın araba yerine tren kullanması teşvik edilecek.
Ayrıntılar için:
http://news.yahoo.com/s/afp/20110403/bs_afp/skoreatransportationrailwarming
NASA Çarşamba sabahı Glory adını verdiği yeni uydusunu uzaya yollayacak. Daha gelişmiş iklim modellerinin oluşturulması konusunda büyük önem taşıyan güneş ışığı ile atmosferik zerreleri ölçecek olan uydu, bilim insanlarının küresel ısınmanın etkileri hakkında daha doğru tahminlerde bulunmalarına da yardımcı olacak.
Glory programı bilim insanlarından Hal Maring’e göre, aerosol ile siyah karbon (black-carbon soot)’un doğrudan ve dolaylı etkileri, iklimi tahmin etme kapasitelerindeki en büyük belirsizliği teşkil etmekte.
Bugüne kadar pek çok bölgede aerosoller ve siyah karbonlara yönelik araştırmalar yapılmasına rağmen, hiçbiri küresel bir kapsayıcılıkta olmadı. Glory’nin proje bilim insanlarından Dr. Michael Mischchenko’ya göre bütün bu belirsizlik aerosolleri yeterince bilmemekten kaynaklanıyor.
Glory beş yıl sürmesi beklenen görevi sırasında bu belirsizliklerin azaltılmasını sağlayacak gerçek aerosol ölçümleri sunacak.
Ayrıntılar için:
http://www.csmonitor.com/Science/2011/0222/How-climate-change-models-could-get-better-thanks-to-NASA
Dünyanın en büyük sürdürülebilir dizayn ve yapı fuarı Ecobuild, 1-3 Mart tarihleri arasında Londra’da düzenlenecek.
Ayrıntılar için:
Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz 3-5 Şubat tarihleri arasında Delhi’de düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde küresel boyutta gerçekleşen iklim görüşmeleri sırasında müzakerecileri en çok zorlayan konulardan patentli teknolojilerin aktarımı konusunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Sanayileşmiş ülkeler gelişmekte olan ülkelere çok az bir ücret karşılığında ya da hiçbir ücret almaksızın teknolojilerini aktarmalı” diyen Columbia Üniversitesi öğretim görevlisi Stiglitz, teknoloji aktarımı sorununu çözmek için ABD’nin 11 Eylül sonrasında zorunlu kıldığı lisanslara benzer lisansların devreye sokulabileceğini belirtti.
Ayrıntılar için:
http://www.calcuttanews.net/story/740658/ht/Rich-nations-asked-to-transfer-green-techniques
Sürdürülebilir işletmelerin analizini yapan Verdantix şirketinin hazırladığı son rapora göre teknoloji hizmeti sunan pek çok şirket, kurumsal ve sürdürülebilir hizmet sunmakta sınıfta kaldı. Global IT hizmeti sağlayan bazı şirketlerin analiz edildiği raporda çoğu şirketin sürdürülebilirliği stratejik bir öncelik olarak görmediği ortaya çıktı.
Verdantix analisti ve raporun yazarı Stuart Neumann, “ Araştırmamızda bayi ile hizmet sağlayıcıların 11 farklı alandaki yeterliliklerini ve kapasitelerini araştırdık. Deloitte, IBM ve Logica gibi araştırma yaptığımız bütün alanlarda lider olduklarını gözlemlediğimiz şirketler dışında bazı şirketlerin bu alanların bir kısmında, bazılarınınsa çoğunluğunda gelişme gösterdiğini, ancak bu gelişmenin yetersiz kaldığını gördük” dedi.” Bu da demek oluyor ki şirketlerin daha geniş ve kapsamlı bir portfolyo geliştirmesi gerekiyor”.
Rapora gore müşterilerin önümüzdeki iki yıl içinde sürdürülebilirlikte önceliği karbon, enerji yazılımı uygulamaları ile sürdürülebilirliği rapor eden IT sistemleri olacak.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/1937691/firms-try-harder-green-tech-verdantix
Greenpeace’in 20 şirkete yolladığı bilgisayar, cep telefonları, monitörler ve diğer bilgisayar teçhizatı ile ilgili anketin sonuçlarına göre elektronik eşya üreticileri son yıllarda, çevre dostu olma yolunda umut vaat eden bir gelişme gösterdi. Ancak Apple ile Philips şirketleri ankete katılmayı reddetti.
Bu sonuçlara göre Asus ürettiği UL30A dizüstü bilgisayar ve VW-247H-HF monitör ile en temiz şirket oldu. Dell’in ürettiği Latitude 2110’un çevreyi en çok kirleten netbook olduğu belirlenirken Aero akıllı telefon ise en kötü akıllı telefon olarak değerlendirildi.
Sonuçlar da gösteriyor ki elektronik eşya sanayisi zehirli kimyasallardan arındırılmış ürünler üretmeye gayret gösteriyor. Ancak ürünlerin geri dönüştürülmesi ve daha dayanıklı ürün geliştirilmesi konusunda hala yetersizler.
Tüketici Elektroniği Birliği Başkanı Gary Shapiro, “Tüketici elektroniği tüketicilerin, toplulukların ve bütün çevrenin yararına olacak şekilde ürünlerini ve uygulamalarını yeşilleştirmeye kararlı” dedi ve şöyle devam etti: “Son üç yılda daha yeşil ürünler üreterek, enerji verimliliğimizi artırarak ve elektronik eşyaların geri dönüşümüne olan sorumluğumuzun daha da bilincine vararak çevre için gösterdiğimiz mücadelede önemli ilerlemeler kaydettik. Yapmamız gereken çok şey olduğunu biliyoruz, bu nedenle 2011’de ve sonrasında bu yolda hızla ilerlemeye devam edeceğiz”.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/1935475/greenpeace-electronics-industry-getting-greener
Ekolojik temizlik markası Ecover, Brezilyalı plastik üreticisi Braskem ile bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre şirket bundan sonra ambalajlarinda şeker kamışından üretilen ve petrol bazlı plastiklere oranla % 75 daha az seragazı yayan yeşil polietilen kullanacak.
Ecover 2011 yılının Mart ayında 20,000 birimle pilot uygulamasını gerçekleştirecek. Şirket herbir ürünün karbon ayakizinin %45’inden sorumlu olan ambalaj üretim sürecinde açığa çıkan seragazı emisyonlarını bu yolla önemli ölçüde aşağı çekmeyi hedefliyor.
Ecover daha önce de bu yönde bazı girişimlerde bulunmuştu. Şişelerinin şeklini değiştirerek daha az malzeme kullanılmasını sağlamış, yeni şişelerin geri dönüştürülebilir ve yeniden kullanılabilir olmalarına özen göstermiş, bazı ürünlerinde de kısmi olarak geri dönüştürülmüş malzeme kullanmıştı.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/1934017/ecover-plans-greener-packaging-2011
Kendi üretim ve işleme tesisleriyle İngiltere’nin önde gelen gıda perakendecisi Morrisons, karbon ayakizini rakiplerine kıyasla daha fazla kontrol edebiliyor. Enerjiden tasarruf etme fikri işletmenin bütün departmanlarına hakim olmasına rağmen tasarruf çabalarının odak noktasında, enerjiyi en fazla kullanan 425 Morrisons şubesi bulunuyor.
Şirketin tasarruf programına bakıldığında en çok yatırımın soğutucu ve refrijeranlara yapıldığı görülüyor. Gece perdelerinin, enerji kaçağını tespit eden dedektör sistemlerinin ve soğutucu optimizasyonu cihazlarının kullanılmaya başlanmasıyla birlikte şirketin yıllık enerji faturasında önemli ölçüde bir kesinti meydana geldi.
Marketlerde alınmaya başlanan enerji tasarrufu tedbirlerinden birkaçı da marketlerin geneline yayılan süzme sayaçlar ve yeni aydınlatma uygulamaları oldu. Ayrıca 30 şubede ortak bir ısı ve güç sistemi kullanılmaya başlandı.
Elbette bütün bu çalışmaların başarıyla gerçekleştirilmesinde çalışanlara verilen eğitim ve bilincin de büyük bir katkısı oldu. 130,000 çalışanına verdiği eğitimlerle Morrisons, İngiltere’nin en prestijli eğitim ödüllerinden Ulusal Eğitim Ödülü’nü (National Training Award) almaya hak kazandı.
Son olarak, Morrisons 2008 yılında Carbon Trust Standard ödülünü alan ilk süpermarket olmuştu.
Ayrıntılar için:


