Çin’in temiz enerji üretimi için girilen yarışta ABD’nin önüne geçtiği tahmin ediliyordu. Ancak Ernst & Young bu tahmini resmen doğruladı. Buna göre, Çin şu anda yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapmak için en cazip yer konumunda bulunuyor. ABD ise bu yıl, ülkelerin ulusal yenilenebilir enerji piyasaları, yenilenebilir enerji altyapıları ve bireysel teknoloji için uygunluğunu 100 üzerinden puanlayan Ernst &Young’ın Yenilenebilir Enerji Yatırımları Çekiciliği Endeksi’nde ikinci sıraya geriledi.
ABD’nin zirveyi Çin’e kaptırmasının en önemli sebebi Çin’in bu yılın ikinci yarısında temiz enerjiye 11.5 milyar dolarlık varlık finansmanı ayırması oldu. Çin’in piyasaya sürdüğü bu miktar, Washington’ın Yenilenebilir Enerji Standardı’nı yaz boyunca eyleme geçirememiş olmasıyla birleşince yatırımcılar ABD’nin yeşil projeleri destekleyebileceği konusunda şüpheye düştüler.
Bu yılın endeksine göz atıldığında İspanya’nın da ülkenin meşhur güneş enerjisi sübvansiyonlarının yıkımıyla birlikte bir puan gerilediği görülmektedir. Hatırlanacağı üzere daha fazla tasarruf etmek için ülke fotovoltaik güneş enerjisi santrallerine verdiği desteği belirli oranlarda azaltmıştı. Almanya da endeks verilerine göre fotovoltaik tarifelerinde gittiği azaltmadan dolayı bir puan geriledi.
Endekste dikkat çeken bir başka bulgu ise Avrupa ve ABD bocalarken diğer ülkelerin mesafe kaydetmeye devam etmesi. Öyle ki, Japonya geçtiğimiz yıl güneş pili piyasasında kaydettiği ve bir önceki yıla göre 2.6 kat olan büyümeden ötürü endeksteki yerini bu yıl bir puan artırırken, Yeni Zelanda da karbon emisyonu ticaret sistemi sayesinde bir puan kazanmayı başardı.
Elbette ki bu rakamlar Avrupa ve ABD’nin yenilenebilir enerji yarışının dışında kaldığını göstermiyor. Endeksten çıkarılabilecek asıl sonuç : Temiz enerji yatırımlarını bir sonraki yıl hangi ülkenin daha çok çekeceği hiç belli olmaz.
Ayrıntılar için:
http://www.fastcompany.com/1687690/china-overtakes-us-in-ernst-young-renewable-energy-rankings
Senatör Reid ve Amerikan İlerleme Merkezi, ekonomik canlanma yolunda tavsiye edilebilecek en etkili reçeteyi ABD’de açıkladı.
ABD Senatörü Harry Reid geçtiğimiz hafta bir konferans görüşmesiyle Amerikan İlerleme Merkezi’nin enerji verimliliği konusunda yayınladığı “Efficiency Works” (Verimlilik İşe Yarıyor) adlı raporu medyayla paylaştı. Raporda ortaya konulan en önemli bulgu ise enerji verimliliğinin tartışılamaz önemi. Çünkü kişisel servetin en çok göz ardı edilen ve yararlanılmayan kaynaklarından olan enerji verimliliği, aksayan bir ekonomiyi canlandırmak için aslında çok şey vaat ediyor.
Raporda enerji verimliliğinin önemi çarpıcı rakamlarla doğrulanıyor. Buna göre ABD’deki enerji tüketiminin %22’si konutlarca gerçekleştiriliyor ve bu tüketim yıllık 230 milyar dolara mal oluyor. Bunun 122 milyar doları, yani yarısından fazlası ise konutları ısıtmak ya da soğutmak için harcanıyor. Enerji Bakanlığı’na göre bu oranın %40’ı kötü yalıtım ve sızıntılar yoluyla boşa gidiyor. Aynı şekilde enerji tüketiminin %18’ini gerçekleştiren işyerlerinde de enerji verimliliğinden bahsetmek hayli güç.
Bütün bu rakamlar toplandığında, sızıntılı ve cereyanlı evlerin 2/5’i yalıtılması durumunda, önümüzdeki 10 yıl içinde ortak enerji tasarrufuyla birlikte ABD ekonomisine 640 milyar dolar kazandırılabileceği ve 625 bin yeni, sürekli iş olanağı sağlanabileceği görülür. Binaların 3/5’ini iyileştirilebilirse, bir trilyon dolar tasarruf edilmesi ve bir milyon yeni iş fırsatı yaratılması mümkün olur. Hiç de fena gözükmeyen bu teşvik paketiyle ayrıca ABD’de salgılanan karbon salınımının en az %5’i azaltılır ve iklime de büyük bir katkı sağlanmış olur.
Ayrıntılar için:


