Desertec Industry Initiative (Dii) ile Medgrid arasında imzalanan mutabakat anlaşması, Avrupa Komisyonu’nun enerjiden sorumlu komisyon üyesi Günther Oettinger tarafından memnuniyetle karşılandı. Anlaşma, AB ile Güney Akdeniz ülkeleri arasındaki yenilenebilir enerji ortaklığının geliştirilmesi açısından kilit önem arz eden bu iki özel sektör girişimi arasındaki işbirliğini artıracak. Şirketler, yenilenebilir enerji piyasaları için daha uygun bir mevzuat çerçevesine erişilmesi hedefi doğrultusunda bilgi alışverişi, ilerleme güncellemeleri, muhtemel sinerjilerin ortak değerlendirmesi ve AB ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika üzerine ortak çaba harcanması gibi alanlarda işbirliği yapacak.
Dii 2009 yılı Ekim ayında Münih’te kuruldu. Özel sektör girişimi olan ortaklık, yerel bölgenin ve Avrupa’nın taleplerini karşılamak için Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun çöllerindeki güneş ve rüzgardan enerji üretmeyi amaçlıyor. Uzun vadeli hedef ise 2050 yılına kadar Avrupa’nın elektrik talebinin %15’ini bu yolla karşılamak. Dii’nin ortakları arasında ABB, Siemens, Deutsche Bank ve EON bulunuyor.
2010 yılının sonunda Paris’te kurulan Medgrid ise teknik, ekonomik ve kurumsal açılardan Akdeniz bölgesindeki yüksek kapasiteli elektrik bağlantılarının fizibilitesi üzerine çalışarak yenilerini geliştiriyor. Kurulan altyapı ile Akdeniz’in güney, doğu ve kuzey kıyıları birbirine bağlanacak ve özellikle yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik taşınacak. Medgrid’in ortakları ise AFD, Alstom grid, Areva renouvables, EDF ve RTE.
Ayrıntılar için:
Sektör yöneticilerinin ve analistlerinin beklediği adım, Bonn merkezli federal ağ ajansı Bundesnetzagentur’dan Perşembe günü yapılan açıklamayla duyuruldu. Kesintinin boyutunu belirlemek için 2011 Eylül ayına kadar 12 aylık bir sürenin geçmesi beklendi ve bir önceki yıl 7,800 MW’lık tesis kurulduğu ancak bu süre zarfında bu miktarın 5,200 MW’ya gerilediği görüldü.
Alman yenilenebilir enerji kanunu EEG’ye göre %15’lik bir kesintinin olabilmesi için bu dönem boyunca tesislerin 4,500 MW’dan fazla enerji üretmesi gerekiyor. Edinilen istatistiki veriler ise bu durumda en az %12’lik bir kesintinin yapılacağına işaret ediyor.
Almanya tesislerine bakıldığında dünyanın en büyük güneş enerjisi piyasası durumunda ve Amerikan First-Solar, Çin merkezli Suntech, Norveç merkezli Renewable Energy Corp ve yine Almanya’nın SMA Solar şirketi gibi sektör liderlerinin başlıca satış pazarı.
Ayrıntılar için:
http://www.reuters.com/article/2011/10/27/us-solar-subsidies-idUSTRE79Q3AU20111027
Çarşamba günü Barselona’da bir araya gelen yenilenebilir enerji sektörünün üst düzey yöneticileri, sektörlerinin ekonomik krizden ve doğalgaz kaynaklarının artmasından dolayı büyük zorluklarla karşılaştıklarını ifade etti. Yöneticiler, bütün bunlara rağmen rüzgar enerjisinin yatırımcılar ve hükümetler için halen en mantıklı seçeneklerden biri olduğunu vurguladı. Yöneticilere göre rüzgar ve güneş enerjisine yatırım yapmak ekonominin geneline çok daha faydalı, ayrıca geleneksel olmayan fosil yakıt kaynağı şist gazı çevreyi önemli ölçüde tehdit ediyor.
Dünya genelinde rüzgar çiftlikleri işleten ve başlıca mühendislik firmalarından olan Acciona’nın Yönetim Kurulu Başkanı José Manuel Entrecanales, toplantı sırasında Ernst & Young tarafından hazırlanan bir çalışmanın ilk bulgularını paylaştı. Buna göre vergiler ve istihdam etkenleri dikkate alındığında rüzgar enerjisine yapılacak yatırımlar bazı ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasılalarına doğalgaza yapılacak yatırımlardan daha yararlı.
Ernst & Young şirketinin yaptığı araştırmanın ilk bulgularından bir başkası da İspanya’da rüzgar enerjisine yapılacak her 1 milyon Euro’luk yatırımın 15 iş imkanı sağlayacak olması. Aynı miktar doğalgaza yatırıldığında 7 iş imkanı yaratılabiliyor. AB’nin genelinde ise rüzgar enerjisine yapılacak her 1 milyon Euro’luk yatırım 21, doğalgaza yapılan yatırım 15 kişilik istihdam yaratıyor.
Araştırmanın muhtemelen yıl sonuna kadar yayınlanacağını açıklayan Entrecanales, şimdiye kadar ortaya çıkan rakamları oldukça etkileyici bulduğunu belirtti.
Petrol ve gaz sektörleri liderleri ise bu düşüncenin aksini savunuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarını çok pahalı bulan liderler, bilinenden farklı olan bu gazın güvenli bir şekilde çıkarılabileceği ve kömüre düşük karbonlu bir alternatif olabileceği görüşünde.
Özellikle Euro bölgesindeki krizden sektör olarak çok etkilendiklerini belirten yenilenebilir enerji sektörü temsilcilerinden Energias de Portugal Yönetim Kurulu Başkanı António Mexia, yenilenebilir enerji ile ilgili kararları ertelediklerini söyledi. Mexia zayıflayan ekonominin her yerde, neredeyse her şeyi durdurduğunu ifade etti.
Ayrıntılar için:
Londra borsasına kayıtlı temiz enerji üreticisi Greenko’dan yapılan açıklamaya göre bir GE biriminin şirkete yapacağı 50 milyon dolarlık yatırım ile 2017 yılına kadar 1 GW’lık faal rüzgâr enerjisi üretme hedefine daha da yaklaşılacak.
Greenko, Hint rüzgâr enerjisi piyasasında geniş bir büyüme potansiyeli olduğunu düşünüyor. Şirkete göre rüzgâr enerjisi yılda ortalama %30 büyüme hızıyla Hindistan’da en hızlı büyüyen temiz enerji kaynağı.
Greenko Başkanı Mahesh Kolli, “Hindistan’daki rüzgâr enerjisi piyasası yaklaşık 45 GW ve bunun yalnızca 14 GW’lık kısmının tesisatı yapılmış durumda” dedi.
ABD ile Çin’den sonra dünyanın en çok seragazı salınımı yapan ülkesi olan Hindistan 2012’den itibaren enerji üretim portföyüne 17 GW yenilenebilir enerji eklemeyi hedefliyor. Ülke 2017’ye kadar bu miktarı 100 GW’a çıkarmayı amaçlıyor.
Ayrıntılar için:
Perşembe günü Enerji ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre bu yılın ikinci çeyreğinde yenilenebilir enerji Birleşik Krallık’ın elektrik ihtiyacının %9.6’sını karşılayarak rekor seviyeye ulaştı. Yeşil enerji, ülkenin elektrik şebekesine geçen yılın aynı dönemine göre %50 daha fazla katkı sağladı. Böylece bu yıl toplamda 7.86TWh (terawatt saat) enerji yeşil enerji kaynaklarından sağlanmış oldu.
Yeşil enerjideki bu artış en başta rüzgar enerjisine bağlı gelişti. Rüzgar enerjisi geçtiğimiz yıla göre %120 üretim gerçekleştirdi. Hidroelektrik enerji üretimi ise geçen yıla göre %75 arttı.
Nükleer enerji üretiminde de büyük artış yaşandı. Üretim %38 artışla Birleşik Krallık’ın bütün enerji arzının %21’ine ulaşarak 2006’dan bu yana en yüksek seviyesine geldi. Nükleer enerjinin bu performansı onu enerji üretiminin %22’sini sağlayan kömürle başa baş hale getirdi.
Doğal gaz ise halen ülkenin elektrik enerjisinin %44’ünü sağlıyor, ancak geçtiğimiz yıl bu oran %53’tü.
Düşük karbonlu enerji üretimindeki bu artış kısmen hava şartlarına bağlı olarak meydana geldi. Örnekse 2010 yılının ikinci çeyreğinde rüzgar enerjisi üretimi nispeten daha düşüktü. Ilık bahar ayları da genel enerji kullanımının düşmesini sağladı.
Ne var ki yenilenebilir enerji savunucuları, sektörün güçlü performansını yeni offshore rüzgar çiftliklerinin ve biyoyakıt tesislerinin açılmasının belirlediğine ve bu durumun kapasitede istikrarlı bir artışı ispatladığına dikkat çektiler.
Ayrıntılar için:
http://www.guardian.co.uk/environment/2011/sep/29/renewable-energy-record-high?newsfeed=true
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan (EBRD) bugün yapılan açıklamaya göre özel sektördeki yenilenebilir enerji ve sektörel enerji verimliliği projelerine tahsis edilmek üzere Türk bankalarına 225 milyon Euro kredi verilecek.
EBRD’nin geçtiğimiz yılın Aralık ayında başlattığı Orta Ölçekli Sürdürülebilir Enerji Finansmanı (Mid-Size Sustainable Energy Financing Facility (MidSEFF)) programı kapsamında Türk bankalarına şimdiye kadar toplamda 300 milyon Euro kredi verildi. Bu bankalar arasında Garanti Bankası, DenizBank, Vakıfbank ile Akbank bulunuyor.
Kaynak: ADP News
Uluslararası Enerji Kurumu’nun (IEA) baş ekonomisti Fatih Birol, BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon tarafından, gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyacı ile ilgili çalışmalar yürütecek yüksek enerji komisyonuna davet edildi. Bununla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Birol, Türkiye’nin gelecekteki enerji politikasına da değindi.
Türkiye’nin bugünkü ekonomik başarısının enerji politikasına mutlak surette bağlı olduğunu belirten Birol, “Şu andaki cari açık sorununu çözmek için petrol fiyatlarından kaynaklanan yükü azaltmak önemli. İthal petrolün yüksek fiyatı Türk ekonomisine yük oluyor” dedi.
Nükleer enerji tartışmaları hakkında da konuşan Birol, nükleer enerjinin hem Türkiye hem de dünya için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu söyledi. Türkiye’nin enerji talebinin ekonomik kalkınmasına paralel artış gösterdiğini de ekleyen Birol, “Türkiye’nin enerjide öteki ülkelere olan bağımlılığı büyümesini olumsuz yönde etkileyebilir. Türkiye, bölgedeki iktisadi ve jeopolitik etkisini artırmak için [nükleer] enerji yatırımlarını ertelememelidir” dedi. Birol’a göre petrol ithalatının nasıl azaltılabileceğine ve nükleer ile yenilenebilir enerji yatırımlarının petrol ve doğal gaza olan bağımlılığı nasıl aşağı çekeceğine odaklanılmalı.
Ayrıntılar için:
http://www.todayszaman.com/news-257143-turkish-energy-expert-urges-reduction-of-energy-imports.html
Arap Baharı turu sırasında Başbakan’a eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Mısır ile enerjide işbirliği ve yenilenebilir enerji kaynakları hususlarında iki anlaşma imzaladıklarını belirtti. Yıldız, “Beş ülkeden doğal gaz, 11 ülkeden de petrol ithal ediyoruz. Mısır, Türkiye’ye doğal gaz ihraç eden altıncı ülke olabilir” dedi.
Nükleer enerjinin de görüşmeler sırasında öncelikli konulardan biri olduğunu ifade eden Yıldız, “1,200 km uzunluğundaki Arap Doğal Gaz Boru Hattı yıl sonuna kadar tamamlanacak. Hat çift taraflı çalışabilecek. Bu hatla hem Azerbaycan’dan Türkiye yoluyla Suriye, Lübnan ve Ürdün’e doğru, hem de Mısır’dan Türkiye’ye doğru gaz taşınabilecek” dedi.
Kaynak: BBC Monitoring / Anadolu Ajansı
Low Carbon Turkey, “Uluslararası Dönüşüm ve Enerjide Yeni Dönem” konulu uluslararası arenanın sponsoru oldu.
Stratejik Teknik Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nin (STEAM), yılların deneyimi ve kamu ile özel sektörden katılımcıların katkılarını harmanlayarak düzenlediği enerji arenalarının 13.sü, 8-9 Eylül tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir Otel’de gerçekleştirildi. Arenanın açılış konuşmalarını Gürcistan Enerji Bakanı Alexander Khetaguri, Azerbaycan Enerji Bakanı Natik Aliyev, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Doğal Kaynaklar Bakanı Dr. Aşti Havrami, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Selahattin Hakman, Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau ile EPDK Başkanı Hasan Köktaş yaparken ilk gün; elektrik sektöründe geleceğe yönelik perspektifler, beklentiler, enerjinin geleceği ve Türkiye’nin jeo-stratejik önemi değerlendirildi. Ardından, kamu ve özel sektör temsilcileri Türkiye’nin enerji politikalarının görünümü ve doğal gaz boru hattı projeleri konulu interaktif bir platformda görüşlerini paylaştı. İkinci gün ise değişen enerji dinamikleri, elektrik sektöründe Türkiye’nin gelecek projeksiyonu konularında sunumlarla bilgilendirme yapıldı. Bu defaki interaktif platformda ise panelistler, elektrik üretim projeleri ve finansmanı ile enerji borsasını tartıştı. Kapanıştan önceki sorun ve çözüm platformunda da özel sektör ve siyasi parti temsilcileri yeni dönemde nasıl bir enerji politikasının benimsenmesi gerektiği hakkında düşüncelerini ve önerilerini açıkladı.
STEAM 13. Uluslararası Enerji Arenası’nın öteki sponsorları arasında Enerji SA, Çalık Enerji ve San. Tic. AŞ, Çalık Yedaş, BP, Aydem, Bereket Enerji, TAP, Elder, Enera, Zorlu Enerji Grubu, İGDAŞ, Kolin İnşaat, Limak Yatırım ve Securitas bulunuyor. Aksa Enerji, Ciner Grubu, Garanti Bankası ve Genel Energy International da arenanın düzenlenmesine katkıda bulundu.
Ayrıntılar için:


