Macaristan merkezli enerji şirketi Mol, Bloomberg’e yaptığı yazılı açıklamada Nabucco doğal gaz boru hattı projesini çevreleyen belirsizlikleri “göz ardı etmenin zor” olduğunu belirtti.
Mol şirketinin endişelerini dile getirmesinin ardından şirketin de üyesi olduğu Nabucco boru hattı konsorsiyumu, Macaristan’ın projeden çekilmesine dair bir işaret bulunmadığı açıklamasını yaptı.
Ayrıntılar için:
Perşembe günü açıklanan bir rapora göre yakıt tedarikçilerinin ürünlerinin karbon yoğunluğunu raporlamasını gerektiren ve bilhassa katran kumunun çevreyi kirlettiği değerlendirmesini içeren AB yasa önerisi, araç sürücülerine varil başına yaklaşık 1 euro’ya mal olacak.
CE Delft, Carbon Matters ve Energy Research Center of the Netherlands tarafından hazırlanan rapor, AB’ye üye ülkelerin halihazırda yakıt verilerini raporladığını bu nedenle de yasa önerisinin fazladan bir çaba gerektirmeyeceği sonucuna vardı.
Raporda yakıt tedarikçilerinin varil başına 0.8-1,6 euro cent ile yakıtlarındaki sera gazı yoğunluğunu raporlayabileceği belirtildi.
Yasa tekliflerinin kısa vadede fiyatlara olan etkisi sınırlı olsa da dünya geleneksel olmayan petrole daha fazla bağımlı olmaya doğru yol alırken teklifler uzun vadedeki yatırım kararlarını etkileyebilir.
Raporda ayrıca, geleneksel olmayan petrol kullanımındaki artıştan dolayı yasanın fosil yakıtlardan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının artmasını engelleyebileceği ve petrol tedarikçilerini bu emisyonlardan sorumlu hale getireceği yorumuna yer verildi.
Çevre aktivistleri 2009 yılında kabul edilen ve petrol şirketleri için taşıt yakıtlarından kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2020 yılına kadar %6 azaltma hedefini getiren Yakıt Kalitesi Direktifi’nin uygulanması için yoğun çaba harcıyor.
Ayrıntılar için:
http://www.reuters.com/article/2012/04/19/energy-tar-idUSL6E8FIFKK20120419
Apple, Greenpeace tarafından dile getirilen ve şirketin veri merkezlerinde temiz olmayan enerji kullanıldığı iddialarına dünyanın enerji verimliliği en yüksek veri merkezlerinin bazılarına sahip olduğunu açıklayarak cevap verdi.
Apple ayrıca önümüzdeki yıl ABD’de yalnızca yenilenebilir enerjiden güç alan yeni bir veri merkezi inşaatına başlayacağını belirtti.
Greenpeace dün Apple, Microsoft ve Amazon şirketlerini devasa veri merkezlerinde nükleer enerjiye ve kömüre aşırı bel bağlamakla suçlamıştı.
Greenpeace’in raporu ile ilgili olarak Microsoft ve Amazon şirketleri henüz bir yorum yapmadı.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/2168529/apple-refutes-greenpeaces-dirty-datacentre-charge
AB Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso 2030 yılına kadar 500 milyon kişinin sürdürülebilir enerji hizmetlerine erişiminin sağlanması amacı doğrultusunda AB’nin planlarını paylaştı. Brüksel’deki AB enerji zirvesinde konuşan Barroso, BM’nin 2030 yılına kadar herkese sürdürülebilir enerji sağlama projesinin bir parçası olarak gelişmekte olan ülkelerdeki temiz enerji projelerine 50 milyon euro destek vereceklerini açıkladı.
Barroso ayrıca Haziran ayındaki Rio+20 zirvesi öncesinde gelişmekte olan ülkelere yapılacak yeni somut yatırımları desteklemek amacıyla AB’nin birkaç milyon euro daha destek seferber etmeye çalışacağını belirtti.
Ayrıntılar için:
Kuzey Akım (Nord Stream) konsorsiyumundan yapılan açıklamaya göre Baltık Denizi’nden geçecek doğal gaz boru hattı, kontrol sistemi testleri nedeniyle ay sonuna kadar kapalı kalacak.
Rusya, Kuzey Akım boru hattı ile doğal gazını Avrupa’ya iletme seçeneklerini çeşitlendirmeyi amaçlıyor. İki hattan oluşan Kuzey Akım boru hattı, Finlandiya Körfezi kıyılarından Baltık Denizi yoluyla Almanya’ya bağlanıyor.
Konsorsiyum iki boru hattının tek bir ağa dönüştürülmesi ile ilgili kontrol sistemi hazırlığı dolayısıyla “yoğun bir dönem”e girildiğini belirtti. İkinci hattın Haziran ayı sonuna kadar bitirilmesi bekleniyor.
Her iki hat da tamamıyla faal olduğunda en az 50 yıl boyunca her yıl 1.9 trilyon ayak küp Rus gazı Avrupalı tüketicilere ulaştırılacak.
Ayrıntılar için:
Siemens ile Streetline, sürücülerin trafik sıkışıklığı olan alanlardaki park yeri arayışına yardımcı olmak için işbirliği yapacak. Kaliforniya merkezli Streetline şirketi seçkin bölgelerde şehirlere ve sürücülere park yeri önerileri sunacak alıcılarla etkinleştirilmiş park sayaçlarını akıllı telefon uygulamalarına bağlıyor.
Söz konusu uygulama park etme stresini hafifletmenin yanı sıra trafik sıkışıklığını ve salınan emisyon miktarını azaltıp kamu güvenliğini artıracak. Siemens ve Streetline şirketlerinden yapılan açıklamaya göre talep bazlı fiyat uygulamak için denetlemede ve park etme modellerinde merkezi bir yönetim sistemine geçilmesi halinde uygulamadan daha fazla verim alınabilir.
Ortaklık, Siemens park sayaçlarının Streetline alıcıları ve uygulamalarıyla entegre edilmesini öngörüyor. Gerçek zamanlı bilginin sistemler arasında aktarılmasıyla park yerlerinin uygunluğu, fiyatı ve sayaçların görüntüsü hatasız bir şekilde verilecek.
Geçtiğimiz kış ayında IBM tarafından yapılan bir araştırmada da ortaya çıktığı gibi bu şekildeki akıllı park etme projelerine olan ihtiyaç giderek artıyor. Araştırmada şehir trafiğinin %30’dan fazlasının park yeri arayan sürücüler yüzünden meydana geldiği, sürücülerin %29’unun park yeri bulabilmek için ortalama 20 dakika, %10’unun ise 40 dakikadan fazla bir zaman harcadığı bulunmuştu.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/2166296/siemens-streetline-team-smart-parking
Brezilya sürdürülebilir kalkınmaya odaklanacak Rio zirvesinin bu kavramı tüm dünyaya bir kalkınma modeli olarak dayatmasını arzu ediyor.
Brezilya Dışişleri Bakanlığı’nın Çevre Departmanı Genel Direktörü Ambassador Luiz Alberto Figueiredo konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Siyasi krizlerin, çevresel krizlerin çoğaldığı bir zamanda yaşıyoruz. Rio+20, mevcut kalkınma modelinin tetiklediği bu krizleri gözden geçirme fırsatıdır” dedi.
Rio+20 zirvesi 20-22 Haziran tarihlerinde düzenlenecek.
Ayrıntılar için:
http://www.france24.com/en/20120404-brazil-wants-rio20-meet-impose-sustainable-development
AB ETS’nin geçtiğimiz yıla göre daha az sera gazı emisyonu kapsadığının açıklanmasının ardından sistemdeki karbon fiyatı dün ton başına 6.14 euro’ya düşerek yeni bir rekor kırdı.
AB’den alınan ilk verilere göre AB ETS’nin kapsamına giren sektörlerin emisyonları 2011 yılında % 2.6 oranında azalarak 1.89 milyar ton oldu.
Thomson Reuters Point Carbon analiz firmasına göre ekonomik toparlanmanın yavaşlığı ve ılık havalar nedeniyle emisyonlar beklentilerin gerisinde kaldı. Firma açıklanan verilere bakıldığında emisyonların, sistemin üst sınırına daha önceki iki yılda olduğu gibi bu yıl da ulaşamadığına; bunun sonucunda da piyasada gereğinden fazla AB emisyon izinlerinin (EUAs) bulunacağına dikkat çekti.
Ayrıntılar için:
Kapsamlı bir şekilde hazırlanan iklim mevzuatının ABD Senatosu’nda “ihmalden öldüğü” 2010 yılında beri çevreciler EPA’nın devreye girip duruma bir çözüm getirmesini bekledi. Ve sonunda çözüm geldi. Washington Post’tan Juliet Elperin’in haberine göre Obama yönetimi çevreyi en çok kirleten elektrik santrallerinin saldığı sera gazlarını sınırlamak için ilk federal standartları kamuoyuyla paylaşacaktı. EPA’nın başındaki isim Lisa Jackson da habercilerle yaptığı bir görüşmede söz konusu kuralları resmi ağızdan duyurdu ve muhtemel düzenlemelerin akıllıca olduğunu ifade etti.
Ne var ki kurallar yalnızca yeni kurulan santraller için geçerli olacak, bu da demek oluyor ki hatırı sayılır ölçüde karbon dioksit salınımı yapan yüzlerce kömür santrali yeni kurallardan muaf tutulacak. EPA’nın sıkı düzenlemeleri sayesinde halihazırda baskı altında olan kömürün sonunu getirecek bu düzenleme belki de bir başka fosil yakıt olan doğal gaz için büyük fırsatlar sunacak. Bunun en büyük kanıtı da düzenlemenin yeni santraller için 1,000 Ibs’lik sınır koymuş olması. Bu sınır hiç de tesadüfi değil, çünkü yakınlarda kurulmuş doğal gaz santralleri 1,000 Ibs’in (Megawatt/Saat) altında CO2 emisyonu salınımı yaparken kömür santralleri 1,800 Ibs’e (Megawatt/Saat) kadar CO2 salabiliyor.
Ayrıntılar için:
İngiltere Enerji ve İklim Değişikliği Bakanı Edward Davey, yapılan ilk tahminlere göre İngiltere’de salınan sera gazı emisyonlarında azalma görüldüğünü belirterek bu durumu ülkenin iklim değişikliği savaşında liderlik ettiğinin göstergesi şeklinde yorumladı.
Ülkede 2010 yılında salınan toplam sera gazı emisyonlarının %80’den fazlasını CO2 oluşturmaktaydı. 2011 yılındaki CO2 emisyonları bir önceki yıla göre %8 azaldı.
Ayrıntılar için:


