Avustralya hükümeti Perşembe günü, çevreyi kirletenler için bir vergi koymayı önerdi. Ülkenin, seragazı emisyonlarını azaltmakta öteki ülkelerin gerisinde kalamayacağını savunan hükümet, 2012 yılının 1 Haziran tarihinden itibaren yürürlüğe koymayı planladığı vergi önerisi için Yeşil Parti ile bazı bağımsız parlamenterlerin desteğini almış durumda, ancak Senato’daki muhalif parlamenterler çevreyi kirletenlerin karbon gazı salmakta özgür bırakılması gerektiğini düşünüyorlar.
AB, Norveç, Yeni Zelanda ve bazı ABD eyaletleri de karbon emisyonlarını vergilendirmişti.
Dünyanın kişi başı en çok seragazı salınan ülkelerinden biri olan Avustralya, 2020 yılına kadar saldığı seragazı oranını, 2000 yılı oranlarının en az %5’i kadar aşağı çekmeyi vaat etmişti. Ancak bu ay hükümetin yayınladığı bir rapora göre salınan seragazı oranının 2020 yılına kadar, 2000 yılı seviyesinin %24’ü kadar bir artış göstermesi bekleniyor.
Ayrıntılar için:
http://asiancorrespondent.com/49014/australia-plans-carbon-tax-on-polluters-from-2012/
BM’nin Temiz Kalkınma Mekanizması’ndan (CDM) sorumlu heyeti iki yıllık bir plan kabul etti. Yeni plan, karbon piyasasına erişimi kolaylaştırıp, sistemi görece küçük devletlere yakınlaştıracak.
10 üyeden oluşan CDM yönetim kurulu 59. toplantısını geçtiğimiz hafta düzenledi. Bir eylem planı üzerinde anlaşmaya varan üyeler 2012 yılı için hedeflerini; daha çok verimlilik, daha çok küresel erişim, daha çok şeffaflık, mekanizmanın daha etkili tanıtılması ile ofset süreçlerinde benimsenecek daha çok tarafsızlık, açıklık ve dürüstlük olarak belirledi.
Kurulun genişleme planında ise küçük ölçekli biyogaz jeneratörleri için geliştirilecek temeller ve kontrol yöntemleri ile 20 milyon Afrika projesini plana dahil etmek yer alıyor.
Kurulun yeni başkanı Martin Hession, “CDM’nin özellikle Afrika’daki kapsama alanını genişletmek için sıkı çalışıyoruz. Bu yeni yöntemimiz amacımıza ulaşmada bize çok yardımcı olacak” dedi.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/2027875/cdm-board-promises-carbon-offset-outreach-programme
Estonya hükümeti 500 bin karbon kredisinin Japonya merkezli Sumitomo Mitsui Banking Corporation’a satışını Perşembe günü onayladı.
Kyoto Protokolü’nde belirlenen seragazı kotalarının altında gaz salınımı yapan ülkeler fazla olan ya da tahsis edilmemiş emisyon haklarını diğer ülkelere ve şirketlere satabiliyor.
Sumitomo ile imzaladığı anlaşmanın değerini açıklamayan Estonya bu yıl için yediden fazla AAU satış anlaşması imzaladı.
Ayrıntılar için:
http://www.reuters.com/article/2011/02/17/us-estonia-carbon-idUSTRE71G2SV20110217
ABD Çevre Koruma Ajansı, seragazlarını düzenleyebilme yetkisine karşı açılan davalar dolayısıyla uzun zamandır sürdürdüğü hukuki mücadeleyi kazandı.
Geçtiğimiz hafta Columbia Temyiz Mahkemesi ÇKA’nın karbon emisyonlarını azaltmak için düzenlemeler yapmasını yetkilerini aşmak olarak değerlendiren çok sayıdaki işletmeyi haklı bulmadı ve davalarını reddetti.
Texas eyaleti, petrol rafinerileri ile kamu hizmeti veren gruplar, düzenlemelerin ekonomiye zarar vereceğini belirterek ÇKA’yı eleştirmiş ve ÇKA’nın Temiz Hava Kanunları altında seragazlarını kontrol edebilme iznini almak için zamanında kusurlu kanıtlar öne sürdüğünü savunmuşlardı.
Ancak mahkeme davaların, mahkemenin kararını askıya almasını gerektirecek kadar kesin kanıtlar içermediğini ve şirketlerin “iddia ettikleri zararların söylentiden öteye gidemediği” hükmüne vararak davaları reddetti.
Ayrıntılar için:
http://www.businessgreen.com/bg/news/1932022/epa-wins-crucial-victory-carbon-regulation-legal-fight
Çin 2010 yılı için belirlediği enerji verimliliği hedefine kirlenmeye neden olan ana emisyon kaynaklarını azaltarak ulaştı. Ülkenin üst düzey ekonomik planlama ajansının başkan yardımcısı Xie Zhenhua, “Bu başarı Çin’e büyük ve sorumluluk sahibi bir ülke imajını vermiştir” dedi.
Gayri safi yurtiçi hâsılası birimi başına, başka bir deyişle karbon yoğunluğuna göre enerji tüketimini azaltan Çin, emisyonlarını bu yılın sonuna kadar 2005 seviyesinin %20’si oranında azaltmayı, 2020’ye kadar ise aynı seviyenin %40-45 aşağısına çekmeyi hedefliyor.
Ayrıntılar için:
http://news.yahoo.com/s/afp/20101201/wl_asia_afp/unclimatewarmingchinaemissions
Avrupa Komisyonu İtalya ve İspanya’dan, yapıların enerji performansları ile ilgili yürürlükte olan Avrupa yasalarına tam uyum göstermelerini resmi olarak talep etti. Bu yasalar, Avrupalı vatandaşların satın alacağı veya kiralayacağı yapılarla ilgili gerekli bütün bilgileri önceden öğrenmesini sağlıyor ve üye devletlerin her birinin ısıtma kazanları ile havalandırma sistemleri için düzenli bir muayene programı oluşturmasını gerektiriyor. Şimdiye kadar yasalara tam uyum sağlamamış devletler iki ay içinde istenen şartları yerine getirmezse Komisyon, ülkeleri adalet divanına sevk edecek.
Özellikle İtalya ve İspanya’nın mevzuatlardaki şartları yerine getirmediğini düşünen Komisyon, Avrupa mevzuatını temel alarak bu ülkeleri uyardı. Binaların enerji tüketimini önemli ölçüde azaltmayı hedefleyen mevzuat, böylece birliğin enerji güvenliğini artırmayı ve küresel ısınmayla mücadelesinde güç kazanmasını planlıyor.
Bu ülkelerin kuralları ihlal ettiğini gösteren Avrupa yapı performansı yönetmeliği ise, yapıların enerji performansını hesaplamak için üye devletlerden belirli bir yöntem geliştirmelerini ve yeni yapılacak binalardaki ya da yenilenecek binalarda bulunması gereken minimum performans standardını belirlemesini istiyor. Böylece bir yapıyı satın almak ya da kiralamak isteyen kişiler yapının enerji sertifikasına göre bir kıyaslama yapabiliyor ve olası enerji masraflarını hesaplayabiliyor.
Ayrıntılar için:
Dünya genelinde en fazla karbon salınımı yapan dördüncü ülke konumundaki Hindistan, Cancun’da gerçekleştirilecek iklim değişikliği toplantısından günler önce düşük karbonlu bir ulaşım sistemi geliştirmek üzere kollarını sıvadı.
Çin’den sonra en kalabalık nüfusu barındıran Hindistan’da kişi başı salınan karbon miktarı dünya ortalamasının altında bulunuyor. Ancak son 20 yılda yaşanan nüfus artışı, özel araçların katlanan sayısı, yolcu ve yük taşımada raylı sistemden çok karayolunun tercih edilmeye başlanmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda salınacak karbon miktarı şimdiden tehlike sinyalleri vermeye başladı. Ülkenin hava kalitesinin, vatandaşların sağlığının, yolların güvenliğinin ve sürdürülebilir kent gelişiminin olumsuz yönde etkilenmesinin önüne geçmek isteyen yetkililer, Alman Küresel İklim Girişimi’nden maddi, Birleşmiş Milletler Çevre Programından ise teknik anlamda destek görecek bir proje hazırladılar. Üç yıl sürecek ve toplamda 2.49 milyon Euro’ya mal olacak projeyle birlikte ulaşım sahasında gittikçe artan yolcu ve araç sayısı Hint hükümetinin iklim değişikliği gündemine ve ulusal kalkınma planına uygun hale getirilecek.
Hindistan’da uygulanacak İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı ( IDUEP) ise ulaşımda enerji verimliliğini artırmayı, biyoyakıtlara geçişi, sürdürülebilir kent planlamasının hızlandırılmasını, vatandaşları bu konuda bilinçlendirmeyi ve taşıma ile ulaşım hizmetlerinin iyileştirilmesini öngörüyor.
Ayrıntılar için:
http://www.unep.org/Documents.Multilingual/Default.asp?DocumentID=651&ArticleID=6829&l=en


