Blog Archives

Mercedes-Benz, otomobillerinin yaydığı CO2 emisyonlarını azalttı

Mercedes-Benz Ar-Ge müdürü Thomas Weber bu yıl, BMW ve Audi gibi “daha yeşil” rakiplerini yakalamak ve AB’nin şart koştuğu gereklilikleri karşılayabilmek için otomobillerinin yaydığı karbondioksit seviyesini düşürmede bir adım daha ileri gittiklerini açıkladı.

“İnanıyoruz ki, 2011 yılında Avrupa’daki filomuzun yaydığı ortalama CO2 emisyonu kilometre başına 150 gram’a düşecek” diyen Weber, bu miktarın 2010 yılına nispeten 8 gram aşağıda olduğunu belirtti. Weber, bu oranın 2010 yılında elde edilen CO2 azaltımından dört kat fazla olduğunu da sözlerine ekledi.

Daimler Grup’a bağlı olan Mercedes bir süredir yakıt tüketimini azaltmak için daha az yakıt harcayan, yedi vitesli vites kutusu ile çalışan, otomatik motor dur-kalk sistemleri ve geliştirilmiş aerodinamik özellikleri olan motorlar üretiyor.

AB’nin otomobillerle ilgili planını uygulamaya koyacağı tarih yaklaşırken BMW ve Audi otomobilleri Daimler Grup’un araçlarından ortalama olarak daha fazla yakıt tasarrufu yapıyor. AB 2012 yılının sonuna kadar salınan CO2 miktarının kilometre başına en az 140 gram olmasını şart koşuyor. Bu miktarı yakalayamayan otomobil üreticilerine para cezası verilecek.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2011/11/26/us-mercedesbenz-co-idUSTRE7AP0EP20111126?type=GCA-GreenBusiness&feedType=RSS&feedName=GCA-GreenBusiness&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2FUSgreenbusinessNews+%28News+%2F+US+%2F+Green+Business%29

BG, 20 yıllık LNG anlaşması imzaladı

BG Group, Körfez Kıyısı’ndan uzun vadeli ilk LDG satın alma anlaşmasını imzalayarak ABD’yi sıvılaştırılmış doğal gaz ihraç eden bir pazar olmaya daha da yaklaştırdı.

Çarşamba günü duyurulan anlaşmaya göre, Cheniere Energy Partners’a ait olan ve merkezi Lousiana’da bulunan Sabine Pass LDG terminalinden 20 yıl boyunca her yıl 3,5m ton (mtpa) LDG satın alınacak. Anlaşmayı yorumlayan, danışmanlık firması PFC Energy’nin üst düzey yöneticilerinden Nikos Tsafos “Amerikan LDG ihracı konusunda şüphe duyan çok sayıdaki şirket BG’nin bu anlaşmasına bakacak ve bu konuyu bir kere daha gözden geçirip geçirmemesi gerektiğine karar verecek” dedi.

Tsafos’a göre tortulu kayalardan gaz çıkarılmasıyla daha da canlanan Amerikan doğalgazı sayesinde ABD dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi konumuna yükseldi.

LDG talebi petrol arzının uzun vadede ne kadar yeterli olacağından duyulan korku ve düşük karbonlu yakıtlara geçiş yönünde atılan adımlarla birlikte son yıllarda artış gösterdi.

Planlara göre 2015’ten itibaren LDG ihracatı başlayacak. Cheniere Energy Partners Başkanı Charif Souki, “BG küresel LDG piyasasının en büyük katılımcılarından biri. Kendileri Sabine Pass sıvılaştırma projemiz için de güçlü bir müşterimiz olacaktır” dedi.

Ayrıntılar için:

http://www.ft.com/intl/cms/s/0/a6d853ce-fff4-11e0-8441-00144feabdc0.html#axzz1bvXX0hHN

Ekonomideki duraklama yenilenebilir enerjiyi zorluyor

Çarşamba günü Barselona’da bir araya gelen yenilenebilir enerji sektörünün üst düzey yöneticileri, sektörlerinin ekonomik krizden ve doğalgaz kaynaklarının artmasından dolayı büyük zorluklarla karşılaştıklarını ifade etti.  Yöneticiler, bütün bunlara rağmen rüzgar enerjisinin yatırımcılar ve hükümetler için halen en mantıklı seçeneklerden biri olduğunu vurguladı. Yöneticilere göre rüzgar ve güneş enerjisine yatırım yapmak ekonominin geneline çok daha faydalı, ayrıca geleneksel olmayan fosil yakıt kaynağı şist gazı çevreyi önemli ölçüde tehdit ediyor.

Dünya genelinde rüzgar çiftlikleri işleten ve başlıca mühendislik firmalarından olan Acciona’nın Yönetim Kurulu Başkanı José Manuel Entrecanales, toplantı sırasında Ernst & Young tarafından hazırlanan bir çalışmanın ilk bulgularını paylaştı. Buna göre vergiler ve istihdam etkenleri dikkate alındığında rüzgar enerjisine yapılacak yatırımlar bazı ülkelerin gayrisafi yurtiçi hasılalarına doğalgaza yapılacak yatırımlardan daha yararlı.

Ernst & Young şirketinin yaptığı araştırmanın ilk bulgularından bir başkası da İspanya’da rüzgar enerjisine yapılacak her 1 milyon Euro’luk yatırımın 15 iş imkanı sağlayacak olması. Aynı miktar doğalgaza yatırıldığında 7 iş imkanı yaratılabiliyor. AB’nin genelinde ise rüzgar enerjisine yapılacak her 1 milyon Euro’luk yatırım 21, doğalgaza yapılan yatırım 15 kişilik istihdam yaratıyor.

Araştırmanın muhtemelen yıl sonuna kadar yayınlanacağını açıklayan Entrecanales, şimdiye kadar ortaya çıkan rakamları oldukça etkileyici bulduğunu belirtti.

Petrol ve gaz sektörleri liderleri ise bu düşüncenin aksini savunuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarını çok pahalı bulan liderler, bilinenden farklı olan bu gazın güvenli bir şekilde çıkarılabileceği ve kömüre düşük karbonlu bir alternatif olabileceği görüşünde.

Özellikle Euro bölgesindeki krizden sektör olarak çok etkilendiklerini belirten yenilenebilir enerji sektörü temsilcilerinden Energias de Portugal Yönetim Kurulu Başkanı António Mexia, yenilenebilir enerji ile ilgili kararları ertelediklerini söyledi. Mexia zayıflayan ekonominin her yerde, neredeyse her şeyi durdurduğunu ifade etti.

Ayrıntılar için:

http://www.nytimes.com/2011/10/27/business/global/economic-slowdown-challenges-renewable-energy.html?_r=2&src=tp

Campbell’s, GE, HP ve Nike “yeşil düşünen” şirketlerin zirvesinde

Sürdürülebilirlik konusunda danışmanlık hizmeti veren İngiltere merkezli TwoTomorrows şirketi yeni bir rapor hazırladı. Raporda, öyle olmadıkları halde çevresel sorumluluklarını yerine getiriyormuş izlenimi veren şirketleri ortaya çıkarmak ve hangi şirketlerin sürdürülebilirlik çabalarıyla markalarına değer ve istikrar kattığını tespit etmek amaçlandı. 92 şirketin sürdürülebilirlik performanslarına göre sekiz gruba ayrıldığı raporda yalnızca 11 firmanın notu AAA olarak belirlendi. Bu nota sadece Campbell’s, Danone, General Electric, Glaxosmithkline, HP, Intel, Nestle, Nike, Panasonic, Siemens ve Unilever layık görüldü.

Two Tomorrows Grubu İcra Kurulu Başkanı Mark Line, “En üst kategoride yer alan şirketlerde farklı olan şeyler var. Hiçbiri de sürdürülebilirlik ile ilgili temel sorunlara eğilmekte bir diğerinden geri kalmıyor. Bu sorunlara örnek olarak yenilenebilir olmayan kaynaklara bağımlılık verilebilir. Endişelerin olduğu yerlerde bu şirketlerin farklı bir modele geçiş yapmak için çok belirgin bir yol haritası çizdiklerini görüyoruz. Bunun dışında, yeni ve daha sürdürülebilir olanaklar için inovasyon peşinde koşmakta gösterdikleri yetenek; ortaklarında, müşterilerinde ve tüketicilerinde yankı bulmaya başlıyor” dedi.

Ayrıntılar için:

http://www.greenbiz.com/news/2011/10/19/campbells-ge-hp-nike-rank-among-top-green-minded-firms

Raporun tamamı için:

http://www.tomorrowsvaluerating.com/Page/TomorrowsValueRating2011

Greenko, rüzgar enerjisi hedefine GE yatırımıyla planladığı gibi ulaşacak

Londra borsasına kayıtlı temiz enerji üreticisi Greenko’dan yapılan açıklamaya göre bir GE biriminin şirkete yapacağı 50 milyon dolarlık yatırım ile 2017 yılına kadar 1 GW’lık faal rüzgâr enerjisi üretme hedefine daha da yaklaşılacak.

Greenko, Hint rüzgâr enerjisi piyasasında geniş bir büyüme potansiyeli olduğunu düşünüyor. Şirkete göre rüzgâr enerjisi yılda ortalama %30 büyüme hızıyla Hindistan’da en hızlı büyüyen temiz enerji kaynağı.

Greenko Başkanı Mahesh Kolli, “Hindistan’daki rüzgâr enerjisi piyasası yaklaşık 45 GW ve bunun yalnızca 14 GW’lık kısmının tesisatı yapılmış durumda” dedi.

ABD ile Çin’den sonra dünyanın en çok seragazı salınımı yapan ülkesi olan Hindistan 2012’den itibaren enerji üretim portföyüne 17 GW yenilenebilir enerji eklemeyi hedefliyor.  Ülke 2017’ye kadar bu miktarı 100 GW’a çıkarmayı amaçlıyor.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2011/10/10/us-greenko-idUSTRE7991NB20111010?feedType=RSS&feedName=GCA-GreenBusiness&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2FUSgreenbusinessNews+%28News+%2F+US+%2F+Green+Business%29

LG, “Yeni Yeşil İş”lere yaklaşık 7 milyar dolar yatırım yapacak

Güney Kore’nin ikinci büyük holdingi LG’den Pazar günü yapılan açıklamaya göre holding; elektrikli taşıt parçaları, LED aydınlatma sistemi ve atık su arıtma endüstrisi gibi “Yeni Yeşil İş”lere (Green New Business) 2015 yılına kadar 8 trilyon won ( 6.83 milyar dolar) yatırım yapacak.

Bunun yanı sıra LG, bu yatırımından 10 trilyon won kazanç elde etmeyi hedeflediğini ve yatırımları çerçevesinde de 10,000 yeni iş imkanı yaratacağını belirtti.

LG 2013 yılına kadar elektrikli taşıt bataryalarına 2 trilyon won yatırım yapacak. 2014 yılına kadar ise fotovoltaik, LED ve atık su arıtma sektörlerine 1 trilyon won, polisilikon sektörüne de 490 milyar won yatırımda bulunacak.

Ayrıntılar için:

http://planetark.org/enviro-news/item/63381

Nissan, elektrikli Leaf’i Çin’de satma izni aldı

Nissan Çin Başkanı Kimiyasu Nakamura’nın Salı günü yaptığı açıklamaya göre  Nissan Motor Co’nun elektrikli otomobili Leaf artık Çin’de de satılabilecek. Çin’in bu konuda onay verdiğini belirten Nakamura, modeli Japonya’dan ihraç etmek için hazırlık yaptıklarını açıkladı.

Nakamuro, “Leaf, fiyat açısından Çin piyasasına etkili bir giriş yapmayacak ama birim satışları arttıkça bu durum değişecek” dedi. 2015 yılına kadar elektrikli ucuz araçlarda 2,3 milyon adet yıllık satışı hedeflediklerini belirten Nakamura, uzun vadede hedeflerinin Leaf otomobilini Çin’de üretmek olduğunu açıkladı, bu konuda kesin bir tarih hedefi konmadığını da sözlerine ekledi.

Çin, Nissan’ın en büyük pazarı konumunda bulunuyor. %6.2’lik pazar payıyla Nissan, yerli Toyota Motor’un önünde gidiyor.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2011/09/13/us-nissan-idUSTRE78C0UW20110913

General Motors ve LG elektrikli araçları birlikte ileriye taşıyacak

Elektrikli araç filosunu büyütmek isteyen General Motors, dün elektronik devi LG ile önemli bir teknoloji ortaklığı anlaşması imzalayarak güçlerini birleştirme kararı aldı.

LG halihazırda GM’nin bu yıl sonuna kadar piyasaya sürülmesi planlanan uzatılmış menzilli Chevrolet Volt/Vauxhall Ampera plug-in hibrid aracı için elektrik şarj ünitesi ile gösteri ve tanıtım filosu Chevrolet Cruze elektrikli taşıtları için pil üretmekteydi.

GM tarafından yapılan açıklamaya göre iki firmanın mühendisleri bundan böyle yeni modeller geliştirmek için parça, otomobil iskeletleri ve tasarımları birlikte üretecekler. Ortaklığın ilk araçlarını ne zaman piyasaya süreceği ise belirtilmedi.

GM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Steve Girsky verdiği demeçte “ Geleceğin ulaştırma ihtiyaçlarına getirilecek pek çok çözüm, bizim ortaklık stratejimizin temelleri üzerinde daha kısa sürede elde edilebilir” dedi.

Amerikalı otomobil firmaları geçtiğimiz günlerde başkan Obama’nın getirdiği katı emisyon ve yakıt tüketimi düzenlemelerine uyum sağlamak için bu sıralar yeni yeşil teknolojilere hatırı sayılır yatırımlar yapıyor.  Bu düzenlemeyle ortalama yakıt ekonomisinin 2025 yılı sonuna kadar 54.5 mpg’ye kadar (23.2km/l) düşürülmesi isteniyor.

Bu arada çarpışma testleri otoritesi EuroNCAP, geçen hafta, GM’nin Opel Ampera plug-in hibrid otomobilini olabilecek en güvenli otomobil seçti. Opel Ampera aldığı beş yıldızla Nissan Leaf’in Mayıs ayındaki testlerde elde ettiği performansı da yakalamış oldu.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/2104632/motors-lg-team-boost-electric-car-development

Carbon Clear’den FTSE 100 endeksindeki şirketlerin karbon raporlama performansları araştırması

Carbon Clear tarafından geçtiğimiz Haziran ayı baz alınarak yapılan araştırmanın sonuçları açıklandı. FTSE 100 şirketlerinin karbon raporlama performanslarının değerlendirildiği raporda şirketlerin karbon ayak izi hesaplamaları, azaltım hedefleri, azaltım faaliyetleri ve paydaşların katılımı gibi dört ana başlık üzerinde yoğunlaşıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre şirketlerin neredeyse tamamı temel düzeyde bir karbon raporlama çalışması yürütüyor, ancak icra ettikleri ve raporladıkları karbon yönetimi  faaliyetlerinin kapsamında ciddi farklılıklar gözleniyor.

Raporda ortaya çıkan bazı sonuçlara gelince:

-FTSE 100’de ki şirketlerin karbon raporlama performansı ortalama %56 dır.
-Süpermarket ve yayın şirketlerinin performansı en yüksek, üretim sektörününki ise en düşüktür.
-Karbon ayakizi hesaplama performansları en yüksek olan firmalar, azaltım faaliyetlerinde en düşük puanı almışlardır.
-Haziran 2011 tarihi itibarı ile 93 şirketin 2010 yılı karbon raporu mevcuttur.
-52 şirket karbon verilerini denetletmiştir.
-43 şirket raporlarında bazı Kapsam 3 emisyonlarına yer vermiştir.
-16 şirket emisyon azaltımı ya da planları konusunda herhangi bir bilgi vermemiştir.
-44 şirket son beş yıl ya da öncesine ilişkin karbon verilerini yayınlamıştır.
-87 şirket raporlarında enerji verimliliği çalışmalarına ilişkin yatırım bilgilerini paylaşmıştır.
-70 şirket raporlarında davranış değişikliğine ilişkin girişimlerini sunmuştur.

Raporun tamamı ve performansı en yüksek şirketlerin listesi için:

http://www.carbon-clear.com/downloads/ftse100_research.pdf

Plastik atık bilincini artırmak

Pek çoğumuz karbon ayakizi kavramını bir şekilde duymuşuzdur. Su ayakizi de bazılarımıza yabancı gelmeyebilir, ama plastik ayakizinden haberi olan var mı? Merak etmeyin, yakında onu da sık sık duymaya başlayacağız.

Ekim ayından itibaren dünya genelindeki yüzlerce şirkete ve kuruma plastik kullanımlarını değerlendirmelerini ve raporlamalarını isteyen bir anket yollanacak. Ankette şirketlerden ne kadar plastik kullandıkları, bunları geri dönüştürmek için hangi süreçleri izledikleri,  kurumlarındaki plastik tüketimlerini azaltmak ve geri dönüştürülmüş ya da biyolojik olarak parçalanabilen plastik kullanımı oranını artırmak için hangi yöntemleri benimsedikleri gibi soruları cevaplamaları istenecek.

Girişimin arkasındaki isimlerden kendisi de Hong Kong’da bir çevre müteşebbisi olan Doug Woodring, amaçlarının şirketlerin plastiği daha akıllıca yönetmesini ve kullanmasını sağlamak, bunu yapan şirketleri de hem müşterilere hem de yatırımcılara tanıtmak olduğunu belirtti.

Plastik Saydamlık Projesi (The Plastic Disclosure Project) şirketler, üniversiteler, hastaneler ve spor grupları gibi büyük plastik kullanıcılarının bilincini artırarak plastik kullanım davranışlarını ve alışkanlıklarını değiştirmeyi amaçlıyor.

Pek çok kuruluş karbon emisyonlarının ve su kullanımının bilincinde olsa da plastik kullanımı genel olarak bakıldığında bilinçlerde bu denli yer etmiş değil. Ancak bilim insanları ve kampanyaya destek verenler tutumsuzca kullanılan( tek kullanımlık şişeler ve ambalajlamada olduğu gibi) ya da nehir ve okyanuslarda çöp olarak karşımıza çıkan plastik miktarının tehlikeli boyutlara ulaştığını dillendirmekte.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi bir açıklamasında denizlerdeki atık yığınlarının “dünyadaki bütün okyanus ve su yollarına nüfuz eden kirlilik sorunlarından biri haline geldiğini” belirtmiş, Avrupa’da da AB Denizcilik ve Balıkçılık konularından sorumlu komisyon üyesi Maria Damanaki Akdeniz’deki kirliliğin “alarm verdiğini” açıklamıştı.

Nedenine gelince: Dünya genelinde her yıl yaklaşık 300 milyon ton plastik üretiliyor ve bunun yalnızca %10’u geri dönüştürülüyor. Öylesine çöpe atılan plastiklerin ise tahminen yedi milyon tonu denizlere karışıp,  denizlerde yıllar içinde parçalarına ayrışıyor. Parçalar ne kadar küçük olursa denizdeki canlılar tarafından yutulması o kadar kolaylaşıyor. (Bir araştırmaya göre Kuzey Pasifik’teki balıklar yılda yaklaşık 24,000 ton plastik atık yiyor.)

Şirketleri, tedarikçilerini ve hizmet sağlayıcılarını plastik ayakizlerini gönüllü olarak değerlendirmeye yöneltecek proje, sorun ile ilgili bilinci ve plastik tasarrufunu artırıp tüketim modellerini değiştirmeyi hedefliyor.

Bazı şirketler bu konuda çalışmalarına başladı bile. İsveçli ev aletleri üreticisi Electrolux,  geri dönüştürülmüş plastikten ürettiği elektrikli süpürgeleri Şubat ayında piyasaya sürdü. Coca-Cola yeni geliştirdiği plastik şişede bitki bazlı materyallerden yararlandı. Aynı şekilde Procter & Gamble da uzun vadede ürünlerinde ve ürün paketlerinde %100 geri dönüştürülmüş ya da yenilenebilir materyaller kullanmayı hedefliyor.

Ayrıntılar için:

http://www.nytimes.com/2011/08/15/business/energy-environment/raising-awareness-of-plastic-waste.html?_r=2&scp=3&sq=climate+change&st=nyt