Toys R Us yeşil enerjiyle aydınlatılıyor: Şirketin New Jersey’deki en büyük dağıtım merkezi bundan böyle Constellation Energy tarafından inşa edilen 5.38 megawatt’lık çatı üstü güneş enerjisi sistemi ile aydınlatılacak. Sistem, merkezin elektrik ihtiyacının %72’sini karşılayacak kadar enerji üretebiliyor.
Güneş enerjisi, kendi yapım masrafını karşılıyor: Amerikan Coast Guard ile Schneider Elektrik bu hafta 50 milyon dolarlık bir enerji tasarrufu performansı anlaşması imzaladı. Buna göre, 2.89 MW’lık fotovoltaik paneller Coast Guard’ın Puerto Rico’da bulunan konut ve tesislerine yerleştirilecek.
ThyssenKrupp asansörleri son sürat sıfır atığa koşuyor: Şirketin bugün yayınlanan CSR raporuna göre, benimsenen yeni geri dönüşüm programı sayesinde düzenli atıklar son iki yılda %70 oranında azaldı. Öteki çevresel rakamlara gelince; şirketin 2008’den bu yana elektrik kullanımı %6, su kullanımı %3 artarken salınan seragazı emisyonu oranı %3 azaldı.
Tayvan ve Finlandiya’daki ilk yeşil binalar: Tayvan’ın ilk “karbonsuz” binası olan Ulusal Cheng Kung Universitesi’ndeki Y.S. Sun Green Building, LEED-Platin sertifikası aldı. Tamamıyla yeşil malzemeden yapılan bina aynı boyuttaki yeşil olmayan bir binaya göre %65 daha az enerji, %50 daha az su harcıyor.
Skanska tarafından inşa edilen Finlandiya’nın ilk LEED-Platin sertifikalı ofis binası da hizmete girdi.
Ayrıntılar için:
ABD Enerji Bakanlığı, Arizona’da inşa edilecek 290 MW’lık güneş enerjisi santrali için 967 milyon dolar kredi garantisi sunacaklarını açıkladı.
ABD Enerji Bakanı Steven Chu, inşası tamamlandığında dünyanın en büyük güneş enerjisi santrallerinden biri olacak Aqua Caliente Solar sayesinde Arizona’da istihdamın ve yenilenebilir güneş enerjisine duyulan itimadın artacağını belirtti.
Ayrıntılar için:
Geçtiğimiz Perşembe günü Alman hükümeti KfW kalkınma bankasının 10 rüzgar çiftliğini toplamda 5 milyar Euro ile finanse etmesine karar verdi. Böylece KfW proje başına 700 milyon Euro’ya kadar fon sağlayabilecek.
Ayrıntılar için:
Alman hükümeti, yeni kömür ve gaz santrallerinin inşa edilmesini teşvik etmek için temiz enerjiyi destekleme, iklim değişikliğiyle mücadele etme amaçlarıyla kurulan milyonlarca Euro’luk fondan yararlanacak.
Sert eleştirilere maruz kalan plan, Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından destekleniyor. Bir bakanlık sözcüsü, hükümetin nükleer enerjiden yenilenebilir enerjiye geçiş yaptığı için bunun gerekli olduğunu ve fonun verimi en yüksek santrallere destek vermekte kullanılacağını belirtti.
Fon ilk olarak nükleer santral işletmecilerini yenilenebilir enerji üretmeye teşvik için kurulmuştu. Ancak 2022 yılına kadar nükleer enerji kullanımdan kaldırılacağı için fon, binaların karbon salınımlarını azaltmak için yapılacak araştırmalara, yenilenebilir enerji kaynakları ve bu kaynakların depolanması için teknoloji geliştirmekte kullanılacak.
Muhalefet ve çevre örgütleri ise plana, iklim değişikliğine sebep olan santrallerin yapılmasını teşvik edeceğinden dolayı karşı çıkıyor.
Ayrıntılar için:
GE’den yapılan açıklamaya göre Türkiye, buhar ve aynalar yardımıyla yenilenebilir kaynakları alışılagelmiş enerji şebekesine dahil edecek yeni bir hibrit enerji santrali için kolları sıvadı. Santralin güneş enerjisi ayağında, bir kule üzerinden güneş ışınlarını takip eden aynalar buhar üretilmesini sağlayacak. Yine santrale bağlı bir rüzgâr çiftliğinde 22 megawatt’lık enerji üretilecek. Santralin toplamda üreteceği 522 megawatt’lık enerjinin 450 megawatt’lık kısmı doğalgaz ile karşılanacak. Yenilenebilir portfolyosu pek de geniş olmayan projenin asıl getirisi rüzgâr ve güneş enerjisinin enerji şebekesine eklenmesinden sonra fark edilecek. GE’ye göre bu teknoloji sayesinde güneş enerjili termal sistemlerin maliyeti %50 oranında azalacak. 2015 yılına kadar faaliyete girmesi beklenen santral hem şirket hem de enerji sektörü için çığır açacak.
Kaynak: Euclid News
Today’s Zaman gazetesinin sorularını yanıtlayan Siemens Türkiye CEO’su Hüseyin Geliş, Türk piyasalarında rüzgar enerjisine olan talebin devam etmesi durumunda Türkiye’de rüzgar türbin kanatı üretim tesisi açabileceklerini ifade etti.
Geliş, rüzgar enerjisinde taşıdığı büyük potansiyel ve ufuktaki yeni düzenleme ile birlikte Türkiye gibi hızlı büyüyen ekonomilerin yenilenebilir enerji piyasasına açılmayı düşünen yabancı yatırımcılar için büyük fırsatlar yaratabileceğini belirtti.
Geliş, “Donanım, teknoloji ve uzmanlığını satmak isteyen küresel oyuncular Türk piyasasına ilgi gösteriyor. Amerikan yenilenebilir enerji geliştiricisi Renewable Energy Systems (RES), Rusya’nın devlete bağlı nükleer birimi Rosatom, Hamburg merkezli REpower Systems AG ve Danimarka’dan Vestas son örneklerden birkaçı. Pek çok yatırımcı da yasal değişikliklerin Meclis’te onaylanmasını bekliyor” dedi.
Yatırımlarını çeşitlendirmek amacıyla Siemens Bank’ı bir yıldan kısa bir sürede Türkiye’ye getireceklerini belirten Geliş, bankanın projeleri finanse edeceğini söyledi.
Bu arada geçtiğimiz yıl sonuna kadar rüzgar santrallerinden yalnızca 2,000 MW enerji elde edildi. Hükümet ise 2023 yılına kadar rüzgar enerjisinden 20,000 MG enerji elde etmeyi planlıyor.
Ayrıntılar için:
Avrupa’nın ekonomideki dinamosu Almanya, Japonya’da yaşanan felaketin ardından yönünü atom enerjisinden yenilebilir enerji kaynaklarına çevirdi. Pazartesi günü açıklanan iddialı stratejiye göre ülkede önümüzdeki 11 yılın sonunda nükleer enerjiden tamamıyla vazgeçilecek.
Şansölye Angela Merkel daha çok güneş, rüzgar ve hidroelektrik santrallerine yönelik olacak bu dönüşümün öteki ülkeler için de bir örnek teşkil etmesini umduğunu belirtti.
Merkel başkanlığındaki hükümet yetkililerinden alınan bilgiye göre Avrupa’nın birinci dünyanınsa dördüncü en büyük ekonomisi olan Almanya’daki 17 nükleer santralin tamamı da kapatılacak.
Bu plan Almanya’yı öteki büyük sanayileşmiş ülkelerden farklı kılıyor. Öyle ki, G8 ülkeleri arasında yalnızca İtalya nükleer enerjiden üretmiyordu. İtalya’da 1986 yılındaki Çernobil felaketinin ardından yapılan referandumda nükleer enerjiye kapılar kapatılmıştı.
Öte yandan Almanya’nın bu kararı bazı ülkeler tarafından eleştirildi. Elektrik ihtiyacının %80’ini nükleer santrallerden temin eden Fransa’nın başbakanı Francois Fillon, en azından birkaç ülkenin nükleer enerjisi olmadan AB’nin emisyon azaltma hedeflerini yakalayabilmesinin imkansız olduğunu dile getirdi.
İsveç’in Çevre Bakanı Andreas Carlgren de Almanya’nın adımını eleştirerek böyle bir tarih koymanın talihsiz bir karar olduğunu ve bunun Avrupa’daki elektrik fiyatlarını artıracağını ifade etti.
Ayrıntılar için:
http://news.yahoo.com/s/ap/20110530/ap_on_bi_ge/eu_germany_nuclear_power
Güney Koreli Samsung Grubu’ndan Çarşamba günü yapılan açıklamaya göre şirket, ülkede kurulacak ve rüzgar enerjisi jeneratörleri, güneş pilleri ve enerji depolama sistemleri üretecek yeşil enerji sanayi parkı inşasına 7.6 trilyon Güney Kore wonu (7.01 milyar dolar) yatırım yapacak.
Ayrıntılar için:
Danimarka’da bir konferansta konuşan Rusya Başbakanı Vladimir Putin, “Kuzey Akım doğalgaz boru hattının yeraltındaki kısmının inşası Mayıs ayının ortasında tamamlanacak” dedi.
Rusya Kuzey Akım ile Avrupa transit seçeneklerini çeşitlendirmeyi hedefliyor. İkili boru hattı, Finlandiya Körfezi kıyılarından Baltık Denizi yoluyla Almanya’ya kadar uzanacak.
2010 yılı Nisan ayında başlayan Kuzey Akım boru hattı inşası Rusya, Finlandiya, İsveç, Danimarka ve Almanya’daki ekonomi bölgelerinden geçecek. Boru hattı konsorsiyumu ilk hattın %92’sinin tamamlandığını ve Avrupalı müşterilere bu yıl gaz verilmeye başlanacağını açıkladı. İkinci hat ise 2012 yılının sonlarına doğru faaliyete geçecek.
Ayrıntılar için:
Japonya’daki nükleer krizin ardından nükleer enerji üretiminin durdurulmasına yönelik çağrılar küresel ısınmaya karşı yürütülen mücadele açısından kötü haber olabilir. Çünkü uzmanlara göre bu durumda ülkeler iklim değişikliğinin asıl sorumlusu olan fosil yakıtlara yönelebilir. Çevreci aktivistlerse yaşanan trajedinin her iki tehlikeye de güçlü bir darbe atma imkanı doğurabileceğini düşünüyorlar. Greenpeace’ten Tove Maria Ryding, “Kamuya iklim değişikliği faciası ile nükleer facia alternatiflerini sunmak yanlış bir seçim. Bizim yenilenebilir enerjiye ihtiyacımız var” dedi.
Bu arada geçen ay Fukushima Dai-chi nükleer santralinde yaşanan patlamaların ardından nükleer santral yapımına ara verilirken, var olan santrallerin de planlanandan daha kısa bir süre içinde faaliyetlerinin durdurulduğu belirtildi. Paris merkezli Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)’ndan Fatih Birol, bazı liderlerin nükleer enerjiyi bir kenara atmakta çok hızlı davrandıklarını söyledi.
Bu arada Japonya da yaşananlardan ders aldığını ve yeniden canlanmaya çalışırken güneş ile biyoyakıtlar gibi temiz enerji alternatifleri kullanımında dünyaya liderlik edeceklerini belirtti.
Dünyanın en çok seragazı salan ülkesi Çin’in iklim temsilcisi Xie Zhenhua da yaşananların yalnızca Çin’de değil, dünyanın her yerinde nükleer enerjinin gelişimini etkileyeceğine inandığını açıkladı.
İlginç bir açıklama da Bangkok’ta bulunan AB iklim değişikliği yetkililerinden Artur Runge-Metzger’den geldi. Runge-Metzger,” Bir yandan nükleer felaketler yaşayacağız diyerek nükleer enerji kullanamayız diyorsunuz ama masadaki herkes iklim değişikliği olursa bunun da bir felakete yol açacağını söylüyor” dedi. Runge-Metzger’e göre bir an önce bir yol bulunmalı.
Ayrıntılar için:
http://www.cbc.ca/news/technology/story/2011/04/07/nuclear-power-climate-change.html


