Blog Archives

İskoçya’nın “yenilenebilir” başarısı

İskoçyanın elektrik üretiminin çeyreğini yenilenebilir kaynaklardan elde ettiği biliniyordu ancak bu hafta içinde açıklanan rakamlar İskoçya’nın Avrupa’nın önde gelen yeşil teknoloji merkezlerinden biri olduğu gerçeğini bir kere daha gösterdi.

Dün açıklanan verilere göre yenilenebilir kaynaklar ülkenin 2009 yılındaki elektrik kullanımının %27’den fazlasına katkı sağladı. Toplam elektrik tüketimi ise %4 oranında azaldı.

Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik miktarı %20 oranında bir artış gösterirken, rüzgar, dalga ve güneş enerjisi kapasitesi yıl içinde %37 oranında arttı.

İskoçya’nın bu başarılı performansı ihracatı da artırdı ve böylece İskoçya ürettiği elektriğin %25’ine yakınını Birleşik Krallık’ın diğer ülkelerine sattı.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/1934390/scotland-generates-quarter-electricity-renewables

Süpermarketler için karbon kültürü

Kendi üretim ve işleme tesisleriyle İngiltere’nin önde gelen gıda perakendecisi Morrisons, karbon ayakizini rakiplerine kıyasla daha fazla kontrol edebiliyor. Enerjiden tasarruf etme fikri işletmenin bütün departmanlarına hakim olmasına rağmen tasarruf çabalarının odak noktasında, enerjiyi en fazla kullanan 425 Morrisons şubesi bulunuyor.

Şirketin tasarruf programına bakıldığında en çok yatırımın soğutucu ve refrijeranlara yapıldığı görülüyor. Gece perdelerinin, enerji kaçağını tespit eden dedektör sistemlerinin ve soğutucu optimizasyonu cihazlarının kullanılmaya başlanmasıyla birlikte şirketin yıllık enerji faturasında önemli ölçüde bir kesinti meydana geldi.

Marketlerde alınmaya başlanan enerji tasarrufu tedbirlerinden birkaçı da marketlerin geneline yayılan süzme sayaçlar ve yeni aydınlatma uygulamaları oldu. Ayrıca 30 şubede ortak bir ısı ve güç sistemi kullanılmaya başlandı.

Elbette bütün bu çalışmaların başarıyla gerçekleştirilmesinde çalışanlara verilen eğitim ve bilincin de büyük bir katkısı oldu. 130,000 çalışanına verdiği eğitimlerle Morrisons, İngiltere’nin en prestijli eğitim ödüllerinden Ulusal Eğitim Ödülü’nü (National Training Award)  almaya hak kazandı.

Son olarak, Morrisons 2008 yılında Carbon Trust Standard ödülünü alan ilk süpermarket olmuştu.

Ayrıntılar için:

http://www.carbontrust.co.uk/cut-carbon-reduce-costs/reduce/large-organisation/case-studies/Pages/morrisons.aspx

Ecosia yeşil arama motoru yenilendi

Yeşil arama motoru Ecosia’dan geçtiğimiz hafta yapılan açıklamaya göre sitede pek çok önemli yenilik hayata geçirildi ve böylece yağmur ormanlarını korumak için yardım toplamayı amaçlayan hizmetler yeni işlevlerle zenginleştirilmiş oldu.

Bu yıl ilk yaşını kutlayan Ecosia sosyal girişimi, Yahoo ve Bing arama motorlarının tekniğini kullanarak sitesine resim, video, haber ve harita arama seçenekleri ekledi. Bu değişikliklerle birlikte Ecosia arama motoru piyasada bulunan diğer arama motorları kadar çok sanal fonksiyon sağlayabilecek. Ayrıca kullanıcılar WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından desteklenen yağmur ormanlarını koruma projesine de yaptıkları her aramayla maddi destek verecekler.

Ayrıca Ecosia’nın geçen hafta yaptığı açıklamada, arama motoru reklamcılığı sayesinde bir yıl içinde 160 bin dolar gelir elde edildiği belirtildi. Şirket, elde edilen gelirin %80’inin önceden söz verildiği gibi WWF’ye aktarılacağını duyurdu.

Ecosia’nın kurucusu Christian Kroll’a göre bu rakam böylesine sosyal bir işletme kavramının iş yapabileceğini herkese kanıtladı. Kroll, “Bu yeniliklerle birlikte dünyanın her yerindeki internet kullanıcılarının bizim sağladığımız sürdürülebilir hizmeti seçeceğini umuyoruz” dedi.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/1933379/ecosia-revamps-green-search-engine

Hukuk ÇKA’dan yana

ABD Çevre Koruma Ajansı, seragazlarını düzenleyebilme yetkisine karşı açılan davalar dolayısıyla uzun zamandır sürdürdüğü hukuki mücadeleyi kazandı.

Geçtiğimiz hafta Columbia Temyiz Mahkemesi ÇKA’nın karbon emisyonlarını azaltmak için düzenlemeler yapmasını yetkilerini aşmak olarak değerlendiren çok sayıdaki işletmeyi haklı bulmadı ve davalarını reddetti.

Texas eyaleti, petrol rafinerileri ile kamu hizmeti veren gruplar, düzenlemelerin ekonomiye zarar vereceğini belirterek ÇKA’yı eleştirmiş ve ÇKA’nın Temiz Hava Kanunları altında seragazlarını kontrol edebilme iznini almak için zamanında kusurlu kanıtlar öne sürdüğünü savunmuşlardı.

Ancak mahkeme davaların, mahkemenin kararını askıya almasını gerektirecek kadar kesin kanıtlar içermediğini ve şirketlerin “iddia ettikleri zararların söylentiden öteye gidemediği” hükmüne vararak davaları reddetti.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/1932022/epa-wins-crucial-victory-carbon-regulation-legal-fight

BAE’de bir karbon nötr

Merkezi Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan ve Global Village Partnerships’e bağlı GVP Media, bölgenin ilk karbon nötr kitabı olacak “CleanUAE”nin şubat ayında piyasaya sürüleceğini duyurdu. Kitabın karbon ayakizinin GVP Media’nın satın alacağı karbon kredileri ile dengeleneceği açıklandı.

3 Şubat 2011’de Dubai’deki Desert Palm Resort’ta gerçekleştirilecek tanıtım töreninde, sürdürülebilirliği ön plana çıkararak iş hayatlarında fark yaratmış ülke içinden ve dışından özel konuklar başarı öykülerini paylaşacaklar.

Törenin açılış konuşmasını 2008’deki ABD başkanlık seçimlerinde aday olan ve eski kongre üyesi Cynthia McKinney yapacak. McKinney insan hakları ve barış aktivizmi konularında yaptığı çalışmalarla tanınıyor.

GVP Media idari editörü Lisa Durante, “Yakında çıkaracağımız “CleanUAE”  kitabı çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim alanlarında bölgesel bir tartışma ve eylem platformu yaratmayı amaçlamaktadır” dedi

Durante, “GVP modelimiz ilk olarak BAE’de uygulanabilir yayıncılık anlayışları yaratmaya ve sonra da bu anlayışları dünyanın her yerine yaymayı amaçlamaktadır. İlk “CleanUAE” baskımızın 2011’de “CleanBahrain” ve “CleanSaudiArabia” gibi bölgesel benzerlerini de yapacağız” diye ekledi.

Ayrıntılar için:

http://www.tradearabia.com/news/MEDIA_190287.html

Cancun’da anlaşmaya varıldı

Cancun Zirvesi’nde sert muhalefetiyle öne çıkan Bolivya’ya rağmen bir anlaşmaya varıldı. Bolivya hükümeti zengin ülkelerin diğer ülkelerin gözünü “tatlı sözlerle korkutarak” onları bir anlaşma imzalamaya ikna ettiğini iddia etti. Bolivya Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada “Bu anlaşmanın ne kadar insanın hayatına mal olacağını göreceğiz. Tarih sert bir şekilde hükmünü verecektir” ifadeleri yer aldı. Ayrıca, “Gelişmekte olan ülkeler iklim değişikliğinin en acı sonuçlarına katlanacaklar” dendi.

Anlaşmayla birlikte gelişmekte olan ülkelere 100 milyar Euro fon oluşturulacak ve bu ülkelerin küresel ısınmayla mücadele etmelerine ve ormansızlaşmadan kaynaklanan emisyonlarını azaltmak için daha fazla çaba göstermelerine yardımcı olunacak.

Meksika Devlet Başkanı Felipe Calderon anlaşmayı şöyle yorumladı:

“İklim değişikliğine karşı işbirliğimizde yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz. Bu gün yapılanlar bu uzun ve yeni bir boyut kazanmış mücadelemizin ilk adımlarıdır”.

BM baş müzakerecisi Christiana Figueres ise sonuçların iklim değişikliği görüşmeleri için umutları canlandırdığını ifade etti. Figueres, “Ülkeler herkesi ilgilendiren bir konuda aynı çatı altında mutabakata varabileceklerini göstermiştir. Herkesi kapsayan, şeffaf bir sürecin hepimiz için bir fırsat yarattığını kanıtlamıştır” diye konuştu.

Cancun Zirvesi’nin ana gündem maddelerinden biri AB de dahil 37 ülke için seragazlarını azaltma hedefi koyan Kyoto Protokolü’nün 2012’den sonra geçerli olup olmayacağıydı. Ancak anlaşma Kyoto Protokolü’nün geleceği hakkında kesin bir karara varılmadığını, tartışmanın 2011’de Güney Afrika’da düzenlenecek zirveye kadar bir süre ertelendiğini gösteriyor.

Ayrıntılar için:

http://edition.cnn.com/2010/WORLD/americas/12/11/mexico.climate.summit/index.html?section=cnn_latest

Reklamlarınız ne kadar yeşil?

Gazetecilik sektörünün geleceği için pek hoş olmayabilir, ama yazılı reklamcılığın tedavülden kalkması çevreye ne kadar yararlı olur acaba? Bu soru, bu hafta içinde şirketlerin reklam kampanyaları sırasında saldıkları karbonun ayakizini ölçecek bir hizmetin tanıtıldığı toplantıda herkesin aklına gelen soruydu.

Medya ajansı Starcom MediaVest Group ile çevre danışmanlığı şirketi Envido’nun birlikte geliştirdiği ve Carbon Trust tarafından da desteklenen CarbonTrack hizmeti, karbon ayakizini ölçerken standart PAS 2050 (Halka Açık Şartnameler) talimatlarını uyguluyor.

Şimdiye kadar Honda ile Heineken şirketlerinde uygulanan bu hizmet basılı ve online reklamcılık ile TV, radyo, açık hava ve arama motoru reklamcılığı gibi farklı medya kanallarını kullanarak, bütün bir kampanya süresince salınan karbon miktarının takip edilmesini ve ölçülmesini sağlıyor.

BusinessGreen’e konuşan Envido fırsat ve değişim bölümü başkanı Kevin McDonald, bu hizmet sayesinde ilk defa pazarlama departmanlarının şirketlerin karbon emisyonlarını doğru bir şekilde rapor edebileceğini belirtti. Ayrıca bu uygulamayla birlikte pazarlamacılar şirketlerinin daha önce yaptığı ya da sektörde yapılmakta olan başka reklamları karşılaştırabilecek ve reklamlarının çevreye etkilerini ölçebilecekler.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/1931030/green-advertising

EIB’den Çin’e 500 milyon Euro kredi

Avrupa Yatırım Bankası (EIB) Çin Halk Cumhuriyeti’ne iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirgemek amacıyla uyguladığı projelere destek olarak 500 milyon Euro kredi verdi. II. İklim Değişikliği Çerçeve Kredisi (CCFLII) , 2007 yılında verilen CCFL’nin Çin hükümetince başarılı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından, ülkenin iklim değişikliği konusuna eğilirken bankanın desteğinin devamını etmesini talep etmesi üzerine böylece ikinci defa verilmiş oldu.

CCCFL II önceki kredininkine benzer hedefler gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Proje planları öncelikle Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Maliye Bakanlığı işbirliğiyle tanımlanacak ve ilk elemeden geçecek. Daha sonra EIB ilk elemeyi geçmiş bu planlar arasında bir eleme daha gerçekleştirecek ve tek tek bütün planların ekonomik ve mali açılardan uygulanabilirliğini, teknik yeterliliğe sahip olup olmadığını ve bankanın çevre ile sosyal şartlarına uyup uymadığını itina ile kontrol edecek. EIB’nin bu kredisi yenilenebilir enerji bazlı rüzgar, biyokütle, güneş enerjisi (termal ya da fotovoltaik), jeotermal enerji, enerji verimliliğinin artırılması ile sanayi bölgelerinde karbon emisyonlarının azaltılması gibi sektörlerde uygulanacak maksimum 15 projeyi destekleyecek.

EIB kredi projesi ayrıca AB ile Çin’in iklim değişikliği konusundaki stratejik ortaklığını ve işbirliğini önemli ölçüde destekleyecek. Proje, yenilenebilir enerjinin geliştirilmesine, enerjinin verimli kullanımına ve Çin’in Ulusal İklim Değişikliği Programı’nda yer alan karbon emisyonlarını azaltma hedefine hizmet edecek. Üstelik projeyle birlikte, Çin hükümetinin 11. ve 12. beş yıllık planlarında belirtilen iklim hedeflerinin gerçekleştirilmesine de katkıda bulunulacak.

Ayrıntılar için:

http://www.eib.org/projects/press/2010/2010-218-china-eur-500-million-loan-for-climate-change-mitigation-projects.htm

De Boer: Latin Amerika Bloğu anlaşmaya engel olmasın

BM İklim Sekreteryası eski başkanı Yvo de Boer Cancun’da devam etmekte olan İklim Değişikliği Zirvesi’nin hissedilebilir derecede önemli sonuçlarla sona ereceğine inandığını belirtti. Görüşmelerin geçen yılki Kopenhag Zirvesi’nden daha yapıcı bir atmosferde gerçekleştiğine değinen De Boer, “operasyonel konular”da çözüme gidilebileceği kanaatinde olduğunu ifade etti. De Boer, REDD orman koruma programı, tüm ulusların kullanımında olacak yeşil bir fonun oluşturulması, emisyon azaltma taahhütleri ve teknoloji transfer mekanizmaları gibi konularda gözle görülür bir ilerleme kaydedildiğinin altını çizdi.

Cancun Zirvesi’nde halen Kyoto Protokolü’nün süresinin uzatılıp uzatılmayacağı ve zengin ile fakir ülkelerin emisyonların hangi oranlarda azaltılacağına dair bir anlaşmaya varıp varamayacağı tartışılıyor.

Cancun Zirvesi’nde ayrıca Bolivia ve Venezuela gibi Latin Amerika ülkelerinin ormansızlaşmanın ve karbon emisyonlarının azaltılması için önerilen piyasa bazlı mekanizmaların kullanımına yönelik resmi bir anlaşmanın imzalanmasını engelleyebileceğinden korkuluyor.

De Boer  BM kanunlarına göre oybirliği olmaksızın herhangi bir anlaşmanın resmen kabul edilemeyeceğini belirtti ve sol eğilimli bu ülkelerin olası bir anlaşmanın önünü tıkamamaları gerektiğini vurguladı

De Boer, bu konuda yaptığı yorumunda REDD gibi piyasa bazlı mekanizmalar aracılığıyla emisyon azaltma projelerine yatırım yapmayı amaçlayan programlarda yer almak istemeyen ülkelere baskı yapılmamasını ve sonuçta da ülkelerin böyle mekanizmalar kullanmaktan alıkonmaması gerektiğini ifade etti.

İş dünyası liderlerine de görüşmeleri daha etkin bir şekilde desteklemelerini ve iklim politikalarının belirlenmesinde etkin bir rol almalarını tavsiye eden Boer, “Cancun’da tartışılan pek çok önerinin gerçekleşmesi ancak özel sektörün de sürece dahil olmasıyla mümkündür” diye konuştu.

Ayrıntılar için:

http://www.businessgreen.com/bg/news/1931422/exclusive-boer-urges-latin-american-bloc-oppose-cancun-consensus

Buzullar iklim değişikliğine rağmen artıyor

BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin yayınladığı son rapora göre buzulların kalınlığı batı Norveç’te, Yeni Zelanda’nın Güney Adası’nda, Asya’nın bazı bölgelerinde ve Güney Amerika’daki Tierra del Fuogo’da arttı.

Bilim adamlarının bu konudaki genel görüşüne göre dağlarda bulunan buz ve kar oranı sanayi devriminden bu yana gittikçe azalmakta, öyle ki bazı bölgelerde bu yüzyılın sonuna kadar buzullar büyük oranda erimiş olacaklar, bazı bölgelerde ise buz örtüsü görülmeye devam edecek ancak gelecek yüzyıllarda bu örtünün kalınlığı azalacak.

BM Çevre Programı başkanı Achim Steiner, “Buzulların erimesi milyonlarca insanın hayatını ciddi şekilde etkileyecektir. Örneğin insanlar Himalayalar’daki buzulları içme suyu olarak kullanıyor ya da tarlaları bu buzulların yardımıyla sulayabiliyor” dedi.

Steiner, “Bilimin bu zamana kadar getirdiği birikim, buzul erimesinin küresel ısınmadan ya da ısının uzaya geri yansımasını azaltan kurum birikmesi gibi nedenlerden kaynaklandığını açık bir şekilde göstermiştir. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin yayınladığı bu rapor ise uzunca bir süredir dünyanın pek çok yerinde gözlenen, insanlığı savunmasız duruma düşürüp, su rezervlerini tehlikeye atabilecek, kısa ve uzun vadede çok sayıda insanın hayatını etkileyecek küresel bir eğilimi vurgulamıştır” diye konuştu.

Steiner ayrıca Cancun’da toplanan delegeleri küresel ısınmayla mücadele ile eriyen buzulların doğuracağı risklerin ortadan kaldırılması için adım atmaya çağırdı.

Ayrıntılar için:

http://www.telegraph.co.uk/earth/environment/climatechange/8188605/Cancun-climate-change-summit-glaciers-increasing-despite-climate-change.html