Blog Archives

Almanya iklim değişikliği için harcayacağı parayı kömür santrallerine ayıracak

Alman hükümeti, yeni kömür ve gaz santrallerinin inşa edilmesini teşvik etmek için temiz enerjiyi destekleme, iklim değişikliğiyle mücadele etme amaçlarıyla kurulan milyonlarca Euro’luk fondan yararlanacak.

Sert eleştirilere maruz kalan plan, Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından destekleniyor.  Bir bakanlık sözcüsü, hükümetin nükleer enerjiden yenilenebilir enerjiye geçiş yaptığı için bunun gerekli olduğunu ve fonun verimi en yüksek santrallere destek vermekte kullanılacağını belirtti.

Fon ilk olarak nükleer santral işletmecilerini yenilenebilir enerji üretmeye teşvik için kurulmuştu. Ancak 2022 yılına kadar nükleer enerji kullanımdan kaldırılacağı için fon, binaların karbon salınımlarını azaltmak için yapılacak araştırmalara, yenilenebilir enerji kaynakları ve bu kaynakların depolanması için teknoloji geliştirmekte kullanılacak.

Muhalefet ve çevre örgütleri ise plana, iklim değişikliğine sebep olan santrallerin yapılmasını teşvik edeceğinden dolayı karşı çıkıyor.

Ayrıntılar için:

http://www.thelocal.de/national/20110713-36277.html

Avustralya karbon fiyatlandırma programını bu hafta açıklayacak

Avustralya Yeşiller Partisi başkan yardımcısı Christine Milne Pazartesi günü yaptığı açıklamada, emisyonları vergilendiren ve 2015 yılında gerçekleşmesi beklenen emisyon ticaretine geçişin ana hatlarının yer aldığı karbon fiyatlandırma programının bu hafta sonuna kadar kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

Milne ayrıca azınlık İşçi Partisi hükümetinin program dahilinde yenilenebilir enerji yatırımları için tahsis edilmek üzere multi milyon dolarlık bir fon kurmak konusunda anlaşmaya vardığını da doğruladı.

Azınlık İşçi Partisi hükümeti karbon ticaret sistemine geçişin öncesinde 2012 yılının ortalarından itibaren emisyonlara vergi koymayı hedefliyor. Buna göre ülkenin en fazla emisyon salınımı yapan 1,000 şirketi açık piyasa üzerinde karbon izinleri almak zorunda kalacak.

Program yıl sonunda yapılacak oylamada parlamentonun onayını alırsa, Avustralya emisyon piyasası Yeni Zelanda’nın ardından Avrupa dışındaki ikinci ulusal emisyon programı olacak.

Ayrıntılar için:

http://planetark.org/enviro-news/item/62500

ABD, AB’nin havacılıktaki karbon planından muafiyet istiyor

AB’nin 2012 yılından itibaren yürürlüğe koymayı planladığı ve karbon izinlerinin kapsamını havacılığa kadar genişleten düzenlemesine ABD itiraz etti. Oslo’da gerçekleşen müzakerelerde ABD, Amerikan havayolu şirketlerinin düzenlemeden muaf tutulmasını talep etti.

ABD’li bir delege AB’nin küresel ısınmayı yavaşlatmak gibi doğru bir amaç için yanlış bir yol izlediğini savundu ve AB planına yasal ve siyasi açıdan itirazlarını dile getirdiklerini belirtti.

Ancak AB Komisyonu’ndan bir yetkilinin yaptığı açıklama komisyonun ne kadar kararlı olduğunu gösterdi. Yetkili, “Komisyonun her türlü görüşe açık olması kimseyi yanıltmasın. AB’nin, yönergeyi geri çekme ya da değiştirme gibi bir niyeti bulunmuyor. Yönerge artık yerleşik bir AB kanunudur” dedi.

Bunun üzerine Amerikan havayolları davalarını Avrupa mahkemelerine taşımaya başladı bile. ABD’li yetkililer krizin 1 Ocak 2012’de  çözülmemesi durumunda ne yapacakları sorusuna cevap vermekten kaçınırken, AB kanunun gereklerine uyulmaması halinde para cezası vereceğini açıklamıştı.

Ayrıntılar için:

http://www.reuters.com/article/2011/06/22/us-carbon-airlines-idUSTRE75K4RA20110622?feedType=RSS&feedName=environmentNews&utm_source=feedburner&utm_medium=feed&utm_campaign=Feed%3A+reuters%2Fenvironment+%28News+%2F+US+%2F+Environment%29

Ortaklık’tan sekiz ülkede karbon piyasası girişimine hibe

2010 yılı Aralık ayında düzenlenen BM iklim değişikliği konferansı sırasında Dünya Bankası tarafından başlatılan Piyasa Hazırlıklılığı Ortaklığı (Partnership for Market Readiness) kapsamında sekiz ülkeye 350 bin ABD doları hibe verildi. Hibenin bu ilk ödemesini Şili, Çin, Kolombiya, Kosta Rika, Endonezya, Meksika, Tayland ve Türkiye aldı. Ülkeler bu hibeyle seragazı salınımlarını azaltmak için piyasaya dayalı araçları nasıl projelendireceklerini, test edeceklerini ve uygulayacaklarını enine boyuna düşünüp planlayacaklar.

PHO hükümetler, uzmanlar ve kurumlar arasında kurulmuş multi milyon dolarlık bir ortaklıktır. Ortaklık, karbon salınımlarını azaltmak amacıyla yerel emisyon ticaret sistemi veya yeni uluslararası kredi mekanizmaları gibi piyasa araçlarından yararlanmak amacıyla teknik ve kurumsal niteliklerini geliştiren 15 ülkeye destek vermeyi hedeflemektedir. Fona Avustralya, Avrupa Komisyonu, Almanya, Japonya, Hollanda, Norveç, İspanya, İsviçre, Birleşik Krallık ve ABD destek vermektedir. Bunların dışında çok sayıda ülke de bu fona katkıda bulunmak istediğini belirtmiştir.

Ayrıntılar için:

http://web.worldbank.org/WBSITE/EXTERNAL/NEWS/0,,contentMDK:22929905~pagePK:34370~piPK:34424~theSitePK:4607,00.html?cid=EXT_TWBN_D_EXT

Almanya’da nükleer enerjinin son kullanma tarihi 2022

Avrupa’nın ekonomideki dinamosu Almanya, Japonya’da yaşanan felaketin ardından yönünü atom enerjisinden yenilebilir enerji kaynaklarına çevirdi. Pazartesi günü açıklanan iddialı stratejiye göre ülkede önümüzdeki 11 yılın sonunda nükleer enerjiden tamamıyla vazgeçilecek.

Şansölye Angela Merkel daha çok güneş, rüzgar ve hidroelektrik santrallerine yönelik olacak bu dönüşümün öteki ülkeler için de bir örnek teşkil etmesini umduğunu belirtti.

Merkel başkanlığındaki hükümet yetkililerinden alınan bilgiye göre Avrupa’nın birinci dünyanınsa dördüncü en büyük ekonomisi olan Almanya’daki 17 nükleer santralin tamamı da kapatılacak.

Bu plan Almanya’yı öteki büyük sanayileşmiş ülkelerden farklı kılıyor. Öyle ki, G8 ülkeleri arasında yalnızca İtalya nükleer enerjiden üretmiyordu. İtalya’da 1986 yılındaki Çernobil felaketinin ardından yapılan referandumda nükleer enerjiye kapılar kapatılmıştı.

Öte yandan Almanya’nın bu kararı bazı ülkeler tarafından eleştirildi. Elektrik ihtiyacının %80’ini nükleer santrallerden temin eden Fransa’nın başbakanı Francois Fillon, en azından birkaç ülkenin nükleer enerjisi olmadan AB’nin emisyon azaltma hedeflerini yakalayabilmesinin imkansız olduğunu dile getirdi.

İsveç’in Çevre Bakanı Andreas Carlgren de Almanya’nın adımını eleştirerek böyle bir tarih koymanın talihsiz bir karar olduğunu ve bunun Avrupa’daki elektrik fiyatlarını artıracağını ifade etti.

Ayrıntılar için:

http://news.yahoo.com/s/ap/20110530/ap_on_bi_ge/eu_germany_nuclear_power

Cate Blanchett’ten iklim değişikliği reklamına destek

Avustralya’da karbon vergisini tartışmaya açmayı hedefleyen reklam kampanyası Say Yes Australia’ya oyuncular Cate Blanchett ve Michael Caton da destek verdi.

Greenpeace, Get Up ve World Wildlife Fund’ın da aralarında bulunduğu dokuz sivil toplum örgütünün destek verdiği kampanya televizyonlarda, yazılı basında ve dijital medyada yayınlanacak.

Sürdürülebilirlik ajansı Republic of Everyone tarafından hazırlanan kampanya, karbon kirliliğinin fiyatlandırılmasının sosyal ve ekonomik faydaları konusunda Avustralyalıları eğitmeyi amaçlıyor.

Ayrıntılar için:

http://www.adnews.com.au/news/cate-blanchett-fronts-climate-change-push

Ernst & Young: “Çin, yenilenebilir enerjideki liderliğini pekiştiriyor”

Ernst & Young şirketinden yapılan açıklamaya göre Çin, şimdiye kadar hazırladığı en yeşil beş yıllık programının ardından yenilenebilir enerji projeleri için en çekici ülke olma konumunu son çeyrekte daha da güçlendirdi.

Geçtiğimiz çeyrekteki 100 üzerinden 71 olan puanını 72’ye yükselten Çin, 67 puanlı ABD’nin önünde ilk sırada bulunuyor. Bugün bir e-posta duyurusuyla tebliğ edilen Yenilenebilir Enerji Ülke Çekicilik Endeksi’nde (Renewable Energy Country Attractiveness Index) Hindistan da Almanya’nın önüne geçerek üçüncü sıraya yerleşti.

Son yıllarda, Çin  güneş ve rüzgar enerjisi sektörlerinde ön sırayı almış durumda. Geçtiğimiz yıl hükümete bağlı Çin Kalkınma Bankası (China Development Bank Corp.) yenilenebilir enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlere 232 milyar yuan (35.7 milyar dolar) kredi vermişti. BM’nin en üst düzey iklim değişikliği diplomatı Christiana Figueres de Ocak ayında yaptığı bir açıklamada Çin için “yeşil ekonomi yarışını” kazanmakta gösterdiği kararlılıkla “hepimizi geride bırakacak” demişti.

Ayrıntılar için:

http://www.sfgate.com/cgi-bin/article.cgi?f=/g/a/2011/05/25/bloomberg1376-LLRBVF0YHQ0X01-40DU0LNIHFBODNFC8O0CL7CB69.DTL

Avustralya karbon vergisi bedelini Temmuz ayına kadar belirleyecek

Salı günü Avustralya hükümetinden yapılan açıklamaya göre ülkede seragazı salınımı yapan şirketler için getirilecek olan karbon vergisi bu şirketleri yeşil teknolojiye geçmeye zorlayacak ve daha önce tavsiye edilmiş fiyatın çok altında olacak. Fiyat konusundaki tartışmalar sürüyor.

Avustralya, elektrik ihtiyacını bol miktardaki kömür rezervlerinden karşıladığı için kişi başına seragazı salınımının en fazla olduğu ülkelerden biri.

Ayrıntılar için:

http://www.nytimes.com/aponline/2011/05/17/business/AP-AS-Australia-Carbon-Tax.html?_r=2&scp=2&sq=climate+change&st=nyt

AB, dolandırıcılığı engellemek için spot emisyon piyasalarındaki yasal boşluğa odaklandı

AB,  siber saldırıların hedefi olan ve bu nedenle 15 gün işleme kapatılan spot piyasalardaki yasa açığıyla ilgili olarak bu hafta taraflardan beyanat talep edecek.

Dünyanın en büyük emisyon ticari sistemini kontrol eden Avrupa Komisyonu, yarın Brüksel’de anında teslim edilen kontratların korunmasını tartışmak üzere; emisyon yayanlar, emisyon ticareti yapanlar, araştırmacılar ve çevre örgütleriyle buluşacak. AB karbon piyasasının yüzde 15’ini oluşturan spot piyasalar bu seneki siber saldırılardan ve 2010’daki vergi kaçakçılığından yeni yeni toparlanıyor.

Bu yılın sonlarına doğru asıl düzenlemeyi hazırlayacak olan Komisyon, karbon piyasası için özel olarak hazırlanmış yeni kurallara gerek olup olmadığını değerlendirecek. Bir ticaret örgütü olan Uluslararası Emisyon Ticareti Birliği (IETA) ve Almanya’nın en büyük iki kamu kuruluşu ise, spot  karbon izinlerini yeniden sınıflandırmanın sorunu çözmeyeceği görüşündeler.

Brüksel’deki IETA yöneticilerinden Simone Ruiz konuyla ilgili olarak “Mevcut finansal kuralların karbon piyasalarında da uygulanması tek başına AB emisyon sistemini böylesi saldırılardan koruyamayacaktı.” dedi.

Komisyonun iklim sözcüsü Isaac Valero-Ladron, “Karbon piyasalarının büyük bir kısmında birtakım dikkatsizliklerin yapıldığı ortada. Komisyon olarak şu anda piyasadaki suistimalleri engelleyecek bir dizi önlemin yürürlüğe girmesi için çalışıyoruz. Bu önlemlerin karbon piyasalarındaki şeffaflığı ve bütünlüğü arttıracağını düşünüyoruz.” diye konuştu.

Ayrıntılar için:

http://www.bloomberg.com/news/2011-05-03/eu-to-focus-on-regulatory-gap-to-curb-fraud-in-spot-market-for-emissions.html

Kaliforniya karbon ticareti programına üç Kanada eyaletini de dahil edecek

Kaliforniyalı yetkililerin geçtiğimiz Salı günü yaptıkları açıklamaya göre eyalet, yeni onayladığı karbon ticareti programını üç Kanadalı eyaleti de kapsayacak şekilde genişletmeye karar verdi. Bu da demek oluyor ki, Kuzey Amerika’daki en kapsamlı bölgesel emisyon üst sınırı ve ticareti sistemi kısa zamanda hayata geçirilecek.

Kaliforniya eyaletinin fabrikalardan ve ulaşım araçlarından kaynaklanan seragazı salınımına sınır getirmeyi amaçlayan programına Kanada’dan Britanya Kolumbiyası, Quebec ve Ontario da katılacak. Program dahilinde şirketler masraflarını kısmak için emisyon izinlerini kendi aralarında alıp satabilecekler.

Bir önceki Kaliforniya Valisi Arnold Schwarzenegger’in başlattığı The Western Climate Initiative (Batı İklim İnisiyatifi), batıdaki yedi Amerika ve dört Kanada eyaletini kapsayacak şekilde 2008 yılında hazırlanmıştı.

Ayrıntılar için:

http://www.latimes.com/business/la-fi-cap-trade-20110413,0,7800882.story?track=rss